Prof. Dr. Cüneyt Köksoy

Balon ve Stentleme

Aterosklerotik plak damarın içine doğru büyüyerek damar içinde kan akımına engel olur ve böylece yeterli miktarda kan dokulara ulaşamaz. Açık ameliyat yapılmadan anjiografi ortamında damarların içinden balon yada stentler başta olmak üzere kateterler kullanılarak çeşitli yollarla tedavi edilmesi endovasküler tedavi olarak isimlendirilmektedir. Balon anjioplasti sırasında röntgen altında damarın içine yerleştirilen ince bir balon şişirilerek dar olan bölgede damarın genişlemesi ve böylece dokulara daha fazla kan akımının gitmesi sağlanır. Çok değişik çap ve uzunlukta balonlar vardır. Ayrıca balonların içinde oluşan basınca değişik balonlar vardır. Bazı balonlar özel şekil ve kesici özellikler sahiptir. Ayrıca damarların daralmasını engelleyecek ilaçlarla kaplı özel balonlar vardır.

Stentler ise silindir şeklinde metal bir materyalden dokunmuş ağ şeklinde yapılar olup, ya kendiliğinden damarın içinde açılan kurulu bir mekanizmaya sahiptirler yada içlerindeki bir balonun şişrilmesi ile dar olan damarın içine yerleştirilerek damarın açık kalmasına yardımcı olurlar. Stentler değişik şekil, uzunluk, çap ve yapıda olabilirler. Ayrıca damarların daralmasını engelleyecek ilaçlarla kaplı özel sentlerde vardır. Stentler ya balon anjioplasti sonrası yada balon anjioplasti ile beraber yerleştirilirler. Balon anjioplasti ve stent çoğu kez damarda darlık varken uygulanmaktadır. Bununla beraber tıkanıklıklarda da uygulanabilir.

Ne zaman anjioplasti/stent gereklidir?

Ateroskleroz bir çok damarı etkileyebilmektedir. Aterosklerozun etkilediği ve anjioplasti yapılabilen başlıca damarlar şunlardır:

  • Koroner arterler (kalbi besleyen damarlar)
  • Karotis (Şahdamar)
  • Aortoiliak atar damarlar (Karın içinde vücudun en büyük damarı olan aortadan her iki bacağa gitmek üzere ayrılan dallar)
  • Bacak damarları
  • Kol damarları
  • İç organların damarları
  • Böbrek damarları
  • Toplar damarlar

Balon ve stent öncesi yapılanlar:

Anjioplasti öncesinde diğer damar görüntüleme yöntemleri ile örneğin ultrasonografi, bilgisayarı tomografik anjiografi, manyetik Rezonans anjiografi yada doğrudan anjiografi ile damardaki tıkanıklığın yeri ve şiddeti belirlenir. Daha sonra balon ve stent tedavisi planlanır.

Balon / Stent işlemi:

Bu işlem çoğu kez kasıktaki femoral atar damar veya koldaki brakial atar damardan yapılır. Önce deri antiseptikli solüsyonlarla temizlendikten sonra girişimin planlandığı damar üzerine ağrıyı ortadan kaldırmak için lokal anestezi yapılır. Önce bir iğne atar damara batırılıp bu iğne içinden kılavuz bir tel damar içine yerleştirilir.Bu kılavuz tel üzerinden daha sonraki kateterlerin içinden ilerletileceği kalın ve kısa bir kateter atar damar içine yerleştirilir. Bu kateter bundan sonraki işlemler için bir giriş kapısı görevi görecektir. Daha sonra çok daha uzun bir klavuz tel damar içine ilerletilip, onunda üzerinden angiografi kateteri (spagetti makarna kalınlığında plastik yada PVC den yapılmış ince bir hortum )röntgen cihazı altında yerleştirilir. Önce yapılacak olan işlemi tam olarak planlamak ve kullanılacak olan uygun malzemelerin seçimi için anjiografi çekilir. Bunun için anjiografi kateterinden röntgende görülebilecek ve damarların içini görebilecek olan bir ilaç verilir. Tıkanıklığın yada darlığın yeri belirlenip bu darlığın içinden daha sonra yapılacak olan işlemler için taşıyıcı görevi görecek olan bir kılavuz tel geçirilir. Doktor çeşitli hareketlerle kateter ve telleri röntgen cihazı altında görerek istediği yere yönlendirererek teli tınakıklığın daha ilerisindeki daha normal sayılabilecek olan damara ilerletir. Bu işlemi takiben kılavuz tel üzerinden uygun bir balon yada stenti taşıyan kateter o bölgeye ilerletilip özel bir enjektör ile balon şişirilerek darlık genişletilir.

Darlık yeterince genişletilememiş yada düzensiz bir yüzey oluşmuş ise damarın tıkanmasını engellemek için stent yerleştirilmesi gerekebilir. Stent tünellerdeki duvarların çökmesini engelleyen ve duvarları destekleyen iskeleler gibidir. Stentler yerleştirildiği yerde bırakılır ve bir daha çıkartılmazlar. İşlem tamamlandığında tekrar bir anjio çekilir ve tedavinin başarılı olduğundan emin olunduktan sonra bütün kateterler çekilerek derideki alana bir süre kanamayı engellemek için baskı uygulanır. Anjioplasti ortalama 45-60 dk sürer.

İşlem sonrası:

  • İşlem sonrası 6-24 saat yatak istirahatı gereklidir.
  • İşlem sonrası olası yan etkiler için hastanın dikkatli bir şekilde takibi gereklidir. Genellikle işlem sonrası hastaların aspirin yada benzeri ilaçları kullanması gereklidir.
  • İlk birkaç gün 5 kg de fazla ağırlık kaldırılmamalıdır.
  • Çok miktarda su ve sulu gıdalar alınması tavsiye edilir
  • Banyo ilk birkaç gün için ertelenmelidir.
  • Olası komplikasyonlar (istenmeyen yan etkiler)

Anjioplasti sırasında %4-8 çeşitli yan etkilerle karşılaşılmaktadır. Bu yan etkilerden başlıcaları:

  • Kateterin damar yerleştirildiği yerde kanama, iç kanama ve veya damarda balonlaşma olabilir.
  • Anjiografide kullanılan maddelere bağlı alerjik reaksiyonlar ve böbrek yetmezliği.
  • Aterosklerotik damarlar üzerinden pıhtıların kopup, daha ilerdeki damarları tıkayabilir.
  • Anjioplasti sonrasında damarın tekrar tıkanması riski vardır. İşlem sonrası ender olmakla beraber olay başlangıcından kötü hale gelebilir. Bu tür durumlarda ek bazı işlemler hatta ameliyat gerekebilir.
  • Bazen yapılan işlem hiç bir şekilde başarılı olmayabilir. Başarı tedavi yapılan damara, tıkanıklık olup olmadığına, tıkanıklık nedenine, damarda kireçlenme olup olmadığına bağlıdır.
  • Tıkanıklık için yapılan balon ve stent tedavisi sonrasında vücut tarafından özel bir reaksiyon başlar. İntimal hiperplazi adı verilen bu durum bir neden dokusu gibi aylar yada yıllar içinde damar içerisinde oluşur ve damar tekrar daralır yada tıkanır. Bu durum yapılan bütün balon ve stent işlemleri için geçerlidir. Bu yüzden balon ve stent tedavisi yapıldıktan sonra hastanın takibi ve darlık oluşursa tıkanmadan tekrar müdahale edilerek açılması gereklidir. Diğer bir ifade ile balon ve stent tekrar tekrar yapılması gerekebilecek olan işlemlerdir.

Anjioplasti sonrasında aşağıdaki belirtileri gösteren hastalar hemen hastaneye başvurmaları gereklidir.

  • Devam eden veya giderek kötüleşen bacak ağrısı, morarma
  • Ateş
  • Nefes almada güçlük
  • Bacağın yada kolun renginin morarması ve soğuması
  • Kanama, şişme, ağrı, his kaybı, ayakları hareket ettirememek
© Copyright 2016 - Cüneyt KÖKSOY