| 
Damar hastalığı
atar damarlar içinde yağ birikintilerinden oluşan çizgiler şeklinde başlar. Bu
yağ birikintileri damara zarar vermeye başlar. Bu durum nedeni ile bir savunma
mekanizması şeklinde damarın kendi hücrelerinin çoğalması ve belirli alanlarda
birikmesine yol açacak şekilde damar çeşitli kimyasal maddeleri damardan salınır.
Bu arada kan dolaşımındaki hücreler damar iç yüzüne yapışmaya başlar ve bu hücrelerinde
etkisi ile yağ birikintileri, hücre yığılmalarından oluşan damar iç yüzüne doğru
kabaran aterosklerotik plak oluşur. 
Zaman
içinde plaklar dahada büyüyüp, yaygınlaşır ve damar esnek ve yumuşak özelliğini
yitirip giderek sert bir boru halini alır. Plağın dışı sert, içi ise daha yumuşaktır.
Bazen sertleşmiş olan plak dış yüzeyi çatlayınca, kanın pıhtılaşmasında görev
alan kan pulcukları (trombositler yada platelets) plağa yapışmaya başlar ve damarın
içi daha da daralır. Bu darlık belirli bir dereceye ulaştığında akan kan akımını
engellemesi sonucu, damarın beslediği organlarda yada dokularda kansızlık nedeni
ile şikayetler başlar. 
Darlık çok
daha ilerlediğinde ise iç yüzeyde pıhtı oluşup, kan akımı tamamen durur. Bu durum
ani olarak gelişmiş ise dokuların ani ölümüne yani gangrene yol açar ve acil olarak
tedavi gerekir. Eğer bu durum belirli bir zaman içinde oluşmuş ise gelişen yan
dallar, tıkanıklığın ilerisine canlılığı bir süre daha devam ettirecek ölçüde
kan akımını sağlarlar. 
Bu durum
karotiste olduğu gibi felç, inme yada
kalpte olduğu gibi kalp enfarktüsüne neden olabilir. Plaklar daha da ilerlediğinde
ise damardaki kan akımı önemli ölçüde engellenir ve bu darlığın ilerisindeki dokular
kansız kalırlar. Bu durumda bacak
damarlarında, kol damarlarında
yada iç organ damarlarında kan akımında azalma sonucu dolaşım bozukluğu belirtileri
yada gangrene yol açar. Plak daha da ilerleyip damarı tıkarsa bu durumda ani
damar tıkanıklığı ve gangren gelişebilir. Bu açıdan ateroskleroz tüm
vücuttaki doku ve organları etkileyebilen bir hastalıktır. Ateroskleroz
genetik bir altyapı üzerine şeker hastalığı, sigara, yüksek kan basıncı ve yüksek
kan kolesterol ve yağ düzeyi gibi durumların eklenmesi ile gelişmektedir. Aile
yakınlarında şahdamarı yada beyin damarı, kalp, bacak damar hastalıkları olan
kişiler bu açıdan risk altındadırlar. Belirtileri: Damarın önemli
bir bölümü tıkanıncaya kadar ateroskleroz bir belirti vermez. Belirtiler aterosklerozun
tuttuğu damara göre değişir. Öeneğin kalbi besleyen koroner damarlar tıkanmaya
başladığında göğüs ağrısı, şah damarlar tıkanırken geçici veya kalıcı felç,
böbrek damarları tıkanırken yüksek
kan basıncı ve bacak
damarları tıkanırken ise yürüme ağrısı yada gangerenler gelişebilir. Tanı:
Ateroskleroz belirtiler oluşuncaya kadar çoğu kez tanınmaz. Teşhis için
kullanılan testler aterosklerozun organ tutulumlarını belirlemeye yöneliktir.
Bunlar Doppler ile ayak bileği kol basınç indeksi, damarların Doppler ultrasonografi
incelemesi, Bilgisayarlı tomografik anjiografi, manyetik rezonans anjiografi,
anjiografi ve kalp için stres testleridir. Tedavi: Aterosklerozun
tedavisinden amaç, hastalığın ilerlemesinin engellenmesi ve geriletilmesidir.
Bu amaçla ateroskleroz gelişiminde rol alan risk faktörlerinin engellenmesi yada
tedavisi yapılmalıdır. Örneğin kan basıncının düşürülmesi, gıdalarla alınan yağ
ve kolesterolün azlatılması, kilo kaybı, sigarasız bir yaşam, şeker hastalığı
var ise kan şekerinin kontrol altına alınması sağlanmalı ve ayrıca daha aktif
ve hareketli bir yaşam teşvik edilmelidir. Kullanılan başlıca ilaçlar yağ ve kolestero
düşürücü olan kolestiramin, kolestipol, gemfibrozil, statin türevi ilaçlardır.
Ayrıca kanı sulandıran ilaçlar aspirin, clopidogrel ve ticlopidin dir. Bu
tedavi tüm ateroskleroz olan hastalara uygulanmalıdır. Eğer hastada belirtiler
var ise aterosklerozun tıkadığı o damarı açıcı tedavi uygulamaları anjioplasti,
stent, endarterektomi yada bypass gerekli olabilir. Beklenti ve sonuç:
Aterosklerotik bir hastanın akıbeti bir çok faktöre bağlıdır. Hastanın yaşı,
tutulan organların durumu, hastanın eşlik eden başka hastalıkları ve ateroskleroz
gelişiminde rol alan risk faktörlerinin kontrol altına alınıp alınamadığı gibi
durumların hepsi sonuca etkir. Ne yazıkki, bu hastaların önemli bir bölümü ileriki
yıllarda aterosklerozun kalp yada beyin damarlarını ilgilendiren hastalıkları
nedeni ile ölürler. Tüm dünyada kalp hastalıkları 1., beyin damarı hastalıkları
ise kanserden sonra 3. en yaygın ölüm nedenidir. Aterosklerozun neden olduğu
başlıca olaylar: Sık
sorulan sorular |