| Bununla beraber bu sessiz damar hastalığı sıklıkla kalpte
koroner damar hastalığı ve şah damar hastalıklarına bağlı ciddi sorunlar nedeni
ile risk taşır. 
Bacakların damar
hastalığına bağlı en yaygın şikayet yol yürümekle, koşmakla, merdiven çıkmakla
baldırlara, uyluk çevresindeki ve kalçadaki adalelere gelen ve genellikle kramp
şeklinde olan ağrıdır (kladikasyo intermitant). Yürümekle gelen ağrının en önemli
özelliği yürüyüş durdurulduğunda ağrının 3-5 dakika içinde kendiliğinden geçmesidir.
Ağrı hemen her zaman her yürüyüşle aynı mesafede gelir. Ancak zamanla bu mesafe
kısalabilir. Zamanla kan akımı artık istirahatta iken bile bacaklara yeterli
miktarda gitmediğinde ağrı artık istirahatta bile ortaya çıkmaya başlar. Çoğu
kez başlangıç geceleri olur. Kişi gece uyurken bacağına ağrı gelmesi sonucunda
uyanır, kalkıp dolaşınca ağrısı biraz geçer ve tekrar uyur. Bu bir sure sonra
ağrı kalıcı hale gelip, artık gündüzleri de devam etmeye başlar. Hastalar çoğu
kez bacaklarını yatak kenarından aşağıya sarkıttıklarında daha rahat ederler.
Bu durumda yürüme ağrısı çok daha kısa mesafelerde gelir. 
Daha
ileri aşamalarda ise ayaklarda ve özellikle ayak parmaklarında ağrılı yaralar
ve gangren gelişebilir. 
Bazı
hastalarda ise damar hastalığı olduğu halde yukarda tarif edilen hiçbir şikayet
olmayabilir. Bunun nedeni damar hastalığının henüz şikayet oluşturabilecek kadar
ilerlememiş olmasından kaynaklanmaktadır. Şikayet olmamasına rağmen bu hastalar
diğer organlarda ani gelişebilecek damar hastalıkları (myokard infarktüsü, inme
v.s.) için risk taşırlar. Örneğin damar hastalarında kalp hastalığından ölme riski
damar hastalığı olmayanlara göre 6 kat fazladır. Genel olarak damar hastalığı
olan kişilerde ömür damar hastalığı olmayan kişilere göre daha kısadır. Tanı:
Hastanın şikayetlerini dinleyerek ve başta bacaklardaki damarların nabızlarını
muayenesi olmak üzere çeşitli muayene yöntemleri ile bacaklardaki atar damar hastalığı
tanınabilir. Genellikle diz arkasında yada ayak bileğinin iç bölümündeki damarların
nabzı azalmış yada alınamaz hale gelmiştir. Bunun yanında başta kan kolesterol
ve lipid düzeyleri olmak üzere, çeşitli laboratuar testleri en önemli damar hastalığı
nedeni olan damar sertliğini (ateroskleroz) araştırmada yardımcıdır. 
Damar
hastalığı tanısını koymak için en basit yöntem bir Doppler cihazı yardımı ile
bacaklarda ve kollarda kan basıncın ölçülüp bir birine oranlanmasıdır (ABI). Bu
ağrısız ve basit bir test olmakla beraber güvenlidir. Yürümekle gelen ağrının
tam olarak değerlendirilmesi koşu bandında (treadmil) hastanın yürütülmesi ile
mümkündür. 
Damar hastalıkları ile
ilgili en kolay ve güvenilir yöntem Dubleks ultrasondur (Renkli Doppler ultrasonografi).
Bu yöntemde göğüs içindeki damarlar hariç, hemen bütün damarlar değerlendirilebilir.
 Damar hastalığının derecesi ve hangi damarları
ne ölçüde tutmuş olduğunu değerlendirmek için kullanılan diğer testler: Nabız
hacim kaydı (PVR), , bilgisayarlı tomografik anjiografi ve manyetik rezonans anjiografidir
(MRA). Resimde bilgisayarlı tomografik anjiografide sol iliak atar damarda
darlık görünmekte. 
Manyetik rezonans
anjiografi (MRA) tehlikeli bir ilaç vermeden çekilebilen ve radyasyon riski olmayan
bir yöntemdir. Damarların üç boyutlu görüntüsü alınabilir. MRA özellikle böbrek
yetmezlikli olan hastalar için çok iyi bir inceleme yöntemidir. Ancak kapalı alan
lorkusu olanlarda ve vucudunda metal bulunan kişilerde yapılamamaktadır. 
Damar
hastalığı tanısında en güvenilir yöntem olarak halen anjiografi kabul edilmektedir.
Anjiografi bir atar damara iğne batırılıp bir kateterin yerleştirilip, ilaç verilirken
röntgen çekilmesi olup, ağrılı ve çeşitli yan etkileri olabilen bir incelemedir.
Böbrekleri bozuk olan kişilerde yapılamaz. Bununla beraber damar hastalıkları
konusunda oldukça güvenilir bilgi vermektedir. Resimde solda iliak arter
tıkanıklığı ve sağda femoral (uyluk) atardamarı tıkanıklığı görülmektedir. 
Tedavi:
Erken dönemde belirlenen bacak damarlarının hastalıkları egzersiz ile daha
aktif bir yaşam, kilo verme, varsa şeker hastalığının ve hipertansiyonun tedavisi,
yüksek kolesterol ve lipit düzeyinin düşürülmesi ile tedaviye başlanabilir. Tedavinin
en önemli basamağını hayat tarzındaki bazı değişiklikler oluşturur. Bunların en
önemlileri sigaranın bırakılması, kilo verme, gıdada ve yeme tarzındaki değişiklikler,
egzersizdir. Bu değişiklikler hastalık belirlenir belirlenmez başlanır ve hayat
boyu devam edilir. Bu değişikliklerin olumlu etkileri en az 6 ay sonra hissedilir.
Sigaranın bırakılması ve sigara içilen ortamlarda bulunulmaması (pasif içicilik)
en önemli değişiklikler olup diğer tedavi yöntemlerinin etkili olabilmesi için
mutlaka gereklidir. Sigaraya devam ediyorken yapılan diğer tedavilerin pek bir
etkisi olmayacaktır. Pasif ve hareketsiz hayattan daha aktif ve düzenli egzersiz
yalpan bir hayata geçiş damar hastalıklarının tedavisinde özem taşır. Hafta üç
yad beş günde birer saatlik yürüyüş egzersizi oldukça yaralıdır. Ancak yürüyüşlerin
bir uzman nezaretinde yapılması çok daha etkili ve güvenirdir. Egzersizin etkisi
1-2 ay içinde görülmeye başlar ve kesildiğinde Hastaların önemli bir bölümünde
kanda kolesterol ve lipid düzeyleri yükselmiş bulunur. Bunu normale yaklaştırmak
için özellikle sature yağ içeren gıdalar azaltılmalıdır. Ancak diyetteki düzenlemelere
ek olarak ilaç tedavisi hemen daima gerekir. Bu amaçla kullanılan ilaçların bazılar
kolesterolü düşürücü etkilerinin dışında damar hastalıklarının ilerlemesini ve
kötüleşmesini de azaltıcı etkileri olduğu bilinmektedir. Bu tedaviye ek
olarak kan pulcuklarının yapışkanlığını azaltan yada halk arasındaki ifade ile
kanın sulandırılması olan aspirin veya benzeri grup ilaçlarda verilmektedir. Başlangıç
halinde damar hastalıklarının bu tip bir tedavi ile kontrolü mümkündür ve yürüme
ağrısı olan hastaların %75 i sadece böyle bir tedavi ile büyük oranda rahat edebilirler.
Bu tedavi hem bacak damar hastalıklarının hem de kalp yada beyin damarlarına bağlı
kötü olayların gelişmesinin engellenmesinde önemlidir. Anjioplasti: (Endovasküler
tedavi): Önemli bir grup hastaya ilaç ve yaşam şekline ait tedavi yeterli
olmaz. Özellikle kısa mesafelerde yürüme ağrısı olan yada istirahatta ağrı, ayaklarda
yara ve gangren olan durumlarda bu tedavi tek başına yeterli değildir. Bu durumlarda
balon anjioplasti ve bazen stent, daha ileri
aşamalarda ise çoğu kez cerrahi bir işlem gereklidir. 

Bacaklardaki
damar tıkanıklıklarının cerrahi tedavisi: Başlıca damar cerrahi yöntemleri
kısa olan darlık yada tıkanıklıkların damar içinden sıyrılarak çıkarılması olan
endarterektomi ameliyatıdır. Ancak daha az sıklıkla yapılmaktadır.
Çoğu kez uzun tıkanıklıkların suni yada doğal bir damar grefti ile atlanması
(bypass) ameliyatı yapılmaktadır. Bypass aorta
dallarındaki tıkanıklarda anjioplastinin yapılamadığı durumlarda uygulanır. 
Aortadaki
tıkanıklıklarda aortadan alınan kay çoğu kez yapay bir damar (greft) aracılığı
ile kasıktaki femoral damarlara iletilir. Resim: İliak damarları
tıkalı olduğu durumlarda suni damar kullanılarak aortadan femoral damarlara yapılan
bypass ameliyatlarından örnekler
 Ancak
en sık yapılan bypass ameliyatı bacakta tıkalı olan femoral yada popliteal arterler
için gerekir. Böyle durumlarda kasıktan alınan kan çoğu kez safen toplardamarı
yada yapay bir damar greft olarak kullanılarak popliteal atardamara yada daha
da ötedeki atardamarlara iletilir. Resim: Femoral atardamar tıkanıklığı
için bacaktan alınan toplar damar (safen ven) ile kan diz altındaki açık olan
bir atardamara getirilerek tıkanıklık aşılıyor. 
Resim:
Femoral (uyluk) atardamar ile popliteal (diz arkası) atar damar arasına yapılan
bypass ameliyatı sonrası anjiografi. Sağ bacak için hastanın kendi safen toplardamarı,
sol bacak içinse suni damar kullanılmış veya bu yöntemlerin uygulanamadığı durumlarda
damarlarda spazma neden olan sinir köklerinin tahrip edilmesi veya çıkarılması
(sempatektomi) uygulanabilmektedir. 
Bütün
bu tedavi yöntemlerinin başarısız kaldığı durumlarda ise son çare kangrenleşmiş
yada canlılığını yitirmiş olan dokunun kesilmesi (amputasyon) dir. Bununla beraber
günümüzde amputasyonların %90 nı sadece ayak parmaklarının kesilmesi ile sınırlı
olabilmektedir. Sık sorulan
sorular |