| Bu açıdan ateroskleroz gelişiminde rol alan sigara,
yüksek kan basıncı, kolesterol yüksekliği ve şişmanlıkta anevrizma için bir risk
faktörüdür. Bunun yanında aile yada akrabalarında anevrizma olan bireylerde anevrizma
gelişme olasılığı fazladır. Öte yandan bazı hastalıkların seyrinde örneğin Behçet
hastalığında damar yapısınında bozulma olduğu için anevrizma daha sık gelişebilir.
Hangi test yada tetkikler
yapılmalıdır? Tanı için öncelikle doktorların genel hasta sorgulamaları
ve muayeneleri büyük önem taşır. Eğer doktor muayenesinde kasıkta, diz arkasında
veya kollarda anevrizmadan şüphe ederse başta ultrasonografi olmak üzere çeşitli
testler isteyebilir. Bu testlerden en önemlileri bilgisayarlı tomografi ve manyetik
rezonans görüntülemedir. Eğer ameliyat yada benzeri bir tedavi planlanıyor
ise daha agresif bir inceleme yöntemi olan anjiografi gerekebilir. Çoğu anevrizmalı
hastada eşlik eden kalp hastalığı bulunur. Anevrizma tedavisi için cerrahi yapılmadan
önce kalbin durumunu değerlendirmek için elektorkardiyografi (EKG), eforlu EKG,
ekokardiyografi, sintigrafi, bilgisayarlı tomografik kalp anjiografisi veya anjiografi
gerekebilir. Tedavi
Anevrizmada tedavi anevrizmanın yerine, şikayet yapıp yapmadığına, damarı
tıkayıp tıkanadığına ve büyüklüğüne göre farklılıklar gösterebilir. Eğer anevrizma
hiçbir şiyayete neden olmuyor ve çok küçükse ameliyat edilmeden izlenebilir. Bu
izlem sırasında ateroskleroz gelişiminde rol alan riskler (sigara, yüksek kan
basıncı ve kolesterol) tedavi edilir, hastalardan düzenli yürümeleri, bacak bacak
üstüne atmamaları ve ayak bakımı yapmları istenir. Bu durumun tek istisnası diz
arkasındaki popliteal atardamarının anevrizmasıdır. Bu anevrizmanın sıklıkla tıkanması
ve bacaklarda gangrene neden olması neden ile, popliteal atardamar anevrizmaları
belirlendiğinde tedavi edilmelidirler.
Periferik atardamarların anevrizmaları
genelde ameliyat ile tedavi edilirler. Ameliyatta amevrizmalı damardaki kan akımı
durdurulup, anevrizma açılır ve normal damarlar arasında bir parça damar yerleştirilir.
Bu parça damar ya bir yapay damar olur, yada toplardamarlardan birisi olur. Eğer
anevrizma çok uzun ise bypass ameliyatı
yapılabilir. Bypass ameliyatında anevrizmanın yukarı ve aşağısındaki normal damarlar
arasına bir damar grefti yerleştirilerek anevrizmanın her iki ucu bağlanır. Ameliyattan
sonra hastaların 2-10 gün daha hastanede kalmaları gerekebilir. Bazen periferik
atardamarlar anevrizması olan hastalarda atardamarlar bir pıhtı ile tıkanmışlardır
ve cerrahi girişim öncesinde tıkalı olan damarlardaki pıhtının eritilerek açılması
gereklidir. Trombolitik tedavi
adı verilen bu işlemde damarın içine ilerletilen kateterlerden verilen ilaçlarla
pıhtı eritilir. Bazen ameliyat yerine kesi yapmadan kateterler üzerine
yerleştirilmiş yapay damarlar kasıktan anevrizmalı damarın içine ilerletilerek
anevrizmanın içine damar içerden döşenerek anevrizma dolaşımdan dışlanmış olur.
Endovasküler tedavi adı verilen bu tedavi cerrahi tedavinin çok riskli olduğu
hastalar için kullanılabiliecek bir yöntemdir. Eğer anevrizma damarların
ileri derecede tıkamış ve kansız kalan dokularda gangren gelişmiş ise son çare
olarak uzvun kesilmesi olan amputasyon ameliyat yapılır. Sık
sorulan sorular |