| Belirtileri: Torasik aorta anevrizması olan
bireylerin ancak yarısında şikayet bulunur. Bunun dışında hastaların çoğu her
hangi bir şikayetten yakınmazlar. 
Şikayet
yada hastalığın belirtileri anevrizmanın yerine, nedenine ve büyüklüğüne göre
değişebilir. En sık karşılaşılan şikayetler boyuna, sırta vuran ağrı, göğüs ağrısı,
öksürük, ses kısıklığı ve nefes almakta güçlük olabilir. Eğer anevrizma çok büyük
ise kalbi etkileyerek kalp yetmezliğine neden olabilir. Aorta diseksiyonu ise
ani başlayan keskin, bazen yırtılma tazında olabilien şiddetli göğüs veya sırt
ağrısı ile kendini belli edebilir. Yukarda tarif edilen şikayetlerin varlığında
hemen bir doktora başvurulması çok büyük bir önem taşır. Zamanında tedavi edilmediğinde
torasik aorta anevrizma ve diseksiyonları ölümle sonuçlanabilir. Torasik
aorta anevrizmalarının sebepleri: Her nekadar anevrizmaların gerçek sebebi
ateroskleroz olmamakla beraber, yaşlanma ile giderek artan ateroskleroz zamanla
damar duvarının zayıflamasına ve anevrizma oluşumuna katkıda bulunur. Bu açıdan
ateroskleroz gelişiminde rol alan sigara, yüksek kan basıncı, kolesterol yüksekliği
ve şişmanlıkta anevrizma için bir risk faktörüdür. Bunun yanında aile yada akrabalarında
anevrizma olan bireylerde anevrizma gelişme olasılığı fazladır. Öte yandan bazı
hastalıkların seyrinde damar yapısınında bozulma olduğu için anevrizma daha sık
gelişebilir. Bu hastalıklardan başlıcaları Marfan sendromu, bağ dokusu
hastalıkları, sifiliz ve tüberkülozdur. Yüksekten düşme gibi travmalarda nadiren
torasik aortada anevrizma, diseksiyon ve yırtıklara neden olabilir. Torasik anevrizmaların
karşılaşılma sıklığı yaş ilerledikçe artar. Erkeklerde kadınlara göre daha sık
ratlanılır. Anevrizma genişledikçe patlama ( rüptür) olasılığı artar. 
Hangi
test yada tetkikler yapılmalıdır? Anevrizmanın tanı ve tedavisinin planlanmasında
aşağıdaki test yada incelemlerden biri yada birkaçı gerekli olabilir. Akciğer
röntgeni Ekokardiyografi (Kalp ultrasonu) Manyetik rezonans (MR)
Bilgisayarlı tomografi Anjiografi Aorta anevrizması olan çoğu hastada
eşlik eden kalp hastalığı bulunur. Anevrizma tedavisi için cerrahi yapılmadan
önce kalbin durumunu değerlendirmek için elektorkardiyografi (EKG), eforlu EKG,
ekokardiyografi, sintigrafi, bilgisayarlı tomografik kalp anjiografisi veya anjiografi
gerekebilir. Torasik anevrizmaların tedavisi "Takip" Eğer
anevrizma küçük ve herhangi bir şikayete neden olmuyor ise hasta ameliyat edilmeden
izlenir. Burada yapılan hastanın her altı ayda bir tercihan bilgisayarlı tomografi
ile anevrizmasının çapının ve şeklinin ve beraberinde hastanın şikayetlerinin
olup olmadığının izlemidir. Bilgisayarlı tomografi yada manyetik rezonans anevrizmadan
kesitsel görüntüler aldığı için anevrizmanın çapı her altı ayda bir ölçülerek
bir önceki ölçümle karşılaştırılır . Bu şekilde anevrizmanın patlama riskinin
yüksek olduğu 5.5-6 cm çapa ulaşılıncaya kadar izlem devam eder. Bunun yanında
anevrizmanın genişlemesini hızlandıran yüksek kan basıncı (hipertansiyon) tedavi
edilir, sigara bıraktırılır. Ancak anevrizma büyük ve şikayetlere neden
oluyor ise anevrizmanın patlamasını engellemek için bir an önce tedavi edilmesi
gereklidir. Bunun yanında bazı hastalıkların örneğin Marfan sendromu yada Behçet
hastalığı varlığında anevrizma çok daha küçükken bile tedavi edilmelidir. 
“Açık
cerrahi onarım” Torasik aortanın hastalıklarının cerrahi tedavisinde
cerrah göğüs kafesinin sol tarafına bir kesi yapar. Eğer anevrizma aortanın karın
içindeki bölümünüde içeriyor ise aynı kesi karına uzatılarak karında açılır. Ameliyat
sırasında aortadan çıkan ve hayati organları besleyen damarların kanlanmasını
sağlamak için şant yada pompa kullanılır. Genelde pompa kalbin sol bölümünden
aldığı kanı organların dolaşımını sağlayacak basınçta organ yada dokulara iletir.
Bu sayede aortadaki kan akımı durdurulduğunda omurilik, karaciğer, barsaklar,
böbrekler ve bacaklara yönelik kan akımı kısmende olsa devam ettirilir (Resim
1) Anevrizma haline gelmiş olan hastalıklı aortanın yerine teflon yada polyesterden
yapılmış yapay damar grefti kullanılır. Daha sonra yapay damar grefti aortanın
yukarı bölümüne dikilerek tutturulur (Resim2). Yapay damarda açılan küçük pencerelere
ise organlara giden damarlar tutturulur. Bu aşamada omuriliğe giden ve aortadan
çifter şeklinde ayrılan damarların en önemli birkaç çifti greftte açılan pencereye
dikilir(Resim 3). Bu aşamadan sonra karaciğere, barsaklara ve böbreklere giden
damarların aortadan çıkış noktaları dikkatli bir şekilde yapay damar greftine
dikilir (Resim 4). Daha sonra yapay damar grefti aortanın normal olan alt bölümüne
dikilerek tutturulduktan sonra bütün klempler, şant ve pompa kanülleri çıkarılır
(Resim 5). Bu şekilde aortadaki kan akımı durudurulduktan sonra aortanın hastalıklı
bölümüne yapay bir damar yerleştirilir Bu ameliyat cerrahinin en büyük ameliyatlarından
birisidir ve bir çok sorunla karşılaşılabilir. Hastaların büyük bölümünde eşlik
eden kalp, akciğer ve böbrek hastalıkları bulunur ve bu sorunlar ameliyat sonrası
artarak daha da tehlikeli düzeye ulaşabilir. Ameliyat sonrası erken dönemde kanama
veya organ damarlarındaki tıkanıklıklar nedeni ile yeniden ameliyat gerekebilir.
Organların kanlanması ile ilgili sorunlar nedeni ile organ yetmezlikleri, örneğin
kalp, akciğer, böbrek ve karaciğer yetmezliği gelişebilir. Bir diğer önemli sorun
ise omuriliğin ameliyat esnasında veya sonrasındaki dolaşım yetersizliğine bağlı
olarak bacaklarda felç gelişmesidir. Bu durum geçici yada çoğı kez kalıcıdır.
Tedavisinde ve engellenmesinde omurilik sıvısını (bel suyu) çekmek için belden
bir kateter yerleştirilir. Ameliyat sonrası hastalar 7-10 hastanede kalırlar.
Eğer anevrizma çok büyük ve organlara giden damarlara da ulaşıyor ise hastaların
tam olarak iyileşmeleri bir kaç ay sürebilir. “Endovasküler
stent greft ile anevrizma onarımı“ Bir çok sorunlarla birlikte olan
açık cerrahi teknik yerine uygun anevrizmalarda göğüs yada karına kesi yapmadan
kasıktan teller ve kateterler kullanılarak anevrizmanın tedavi edilmesi olan endovasküler
onarım yapılabilmektedir. Burada uygulanan yöntem bir kateter (ince plastik boru)
üzerine yerleştirilmiş olan yapay damarın kasıktan atardamar içine oradanda göğüs
yada karındaki aortanın hastalıklı bölümüne ilerletip, yapay damarın o bölüme
yerleştirimesidir. Bu sayede anevrizma kasıktaki kesiden başka bir kesi yamadan
içerden tedavi edilebilmektedir. İçerisinde kanı taşıyan yapay damarın olduğu
anverizma zamanla sönmekte ve tedavi edilmiş olmaktadır. Bu yöntem röntgen altında
özel ortamlarda yapılmaktadır. Ameliyat ve hastanede yatış süresi açık cerrahi
onarıma göre çok daha kısadır. Ancak hastaların belirli aralıklarla takibi gereklidir.
Yapay damarın çevresindeki anevrizma boşluğu yıllar sonra bile tekrar kanlanmaya
başlayabilir. Endoleak adı verilen bu sorunu tedavi etkek için tekrar endovasküler
girişim veya ameliyat gerekli olabilir. 
Endovasküler
onarım son 5-10 yıldır kullanımdadır ve halen rutine geçmesi için belirli bir
süreye ihtiyacı vardır. Her anevrizma endovasküler yöntemlerle tedavi edilemez.
Bazı anevrizmalarda halen en güvenilir yöntem açık cerrahi onarımdır Sık
sorulan sorular |