Prof. Dr. Cüneyt Köksoy

Kol Damarlarının Hastalıkları

Kol atar damarlarında tıkanıklık çok sık karşılaşılan bir hastalık olmamakla beraber, daha çok sigara içen ve 60 yaş üzerindeki kişilerde kola giden atar damarları tutar. Kol damarları kalp ile parmaklar arasında her hangi bir seviyede tıkanabilir. Genellikle yavaş ilerler. En sık tıkanan atardamar subklavyan (subclavian) atardamardır. Subklavian atardamarı aortadan ayrılıp kola giden damar olup, kol damarları dışında beyinciğe giden vertebral atardamarını da verir. Bu nedenle bu damarın tıkanıklığında kol ve beyin dahil bir çok doku etkilenebilir. Bu damar tıkalı olduğunda kola kan beyin üzerinden gidip, beyin kanı kol için çalındığı için “çalma sendromu” adı da verilmektedir. Bu damar dışında koldaki damarlarda yada el parmaklarının damarlarında da tıkanıklık gelişebilir.

Belirtiler:

En yaygın şikayet kolun çalıştıkça ağrıması, kramp girmesi ağrılık hissi, rahatsızlık hissi ve yorgunluktur. Genellikle istirahatte iken şikayet olmaz. Subklavian atar damar tıkandığında beyine giden kan kol tarafından çalındığı için beyinle de ilgili belirtiler olabilir. Bunlar:

  • Dengesizlik
  • Bulanık görme
  • Kolda güçsüzlük
  • Kısa süreli felçler
  • Ani kan basıncı değişiklikleri
  • Kol nabızlarında azalma
  • Kolda uyuşukluk

Diğer kol damarlarında tıkanıklık olduğunda :

  • Ağrı ve renk değişikliği
  • Soğuğa aşırı hassasiyet,
  • Nabızların alınmayışı,
  • Adalelerin zayıflaması
  • Soluk ve soğuk deri,
  • Mor ve yavaş uzayan tırnaklar
  • Yavaş uzayan ve seyrek el sırtı kılları,
  • Yaralar ve gangren

Nedenler:

En yaygın kol damar hastalığı nedeni damar sertliğidir. Bununla beraber diğer sık rastlanabilen nedenler Buerger hastalığı, Takayasu hastalığı, Raynaud fenomeni, torasik outlet sendromu, kola pıhtı atması (tromboembolizm) dir. Diğer daha az rastlanan hastalıklar donuk, hipotenar hammer sendromu, ve meme kanseri için yapılan ışın tedavisidir. Kol damarlarında tıkanıklık daha çok sigara içen, yaşlı, erkek, şeker hastalığı olan, hipertansiyonu ve kanda yüksek kolesterol düzeyi olan kişilerde gelişmektedir.

Risk Faktörleri

  • Yüksek kan basıncı
  • Şeker hastalığı
  • Sigara
  • Yüksek kolesterol

Tanı:

Yukarıdaki şikayetleri tanımlayan hastalarda kol yada eldeki nabızların azalmış yada alınamıyor olması kol atar damarlarındaki tıkanıklığı düşündürür. Bu hastalarda koldan ölçülen kan basıncında iki kol arasında fark vardır.

Ultrason: Damar tıkanıklığı olup olmadığını gösteren kolay ve zararsız bir incelemedir

Bilgisayarlı tomografik anjiografi: Röntgen ışınları ile kesitsel olarak elde edilen görüntülerin birleştirilmesi ile 3 boyutlu anjiografi elde edilir ve damar tıkanıklığı olup olmadığını gösterir.

Anjiografi: Genelde kasıktan yerleştirilen bir kateterden röntgen altında boya verilmesi ile elde edilir. Damarların durumunu detaylı olarak gösterir.

Tedavi:

Kol atar damarlarının hastalıklarında tedavi tıkanıklığın nedeni, yeri ve şikayetlerin ciddiyetine göre planlanır. Tedavi ilaç tedavisi (kanın pıhtılaşmasını yavaşlatan ilaçlar), tıkalı damarlara yönelik bypass ameliyatları ve nadiren sempatektomi şeklinde yapılabilmektedir.Bu tedavinin yanında varsa hipertansiyon, yüksek kolesterol ve şeker hastalığı tedavi edilmeli, sigara kesilmelidir.

Tıkalı damarlara yönelik girişimler

Balon ve stent: Özellikle subklavian arterin başlangıcında tıkanıklık yada darlık olduğunda balon ve stent oldukça başarılı tedavi yöntemleridir.

Endarterektomi: Cerrahi bir işlem olup, tıkanıklık yapan etkenin çıkartılmasıdır.

Bypass: Tıkalı olan damarı atlayacak şekilde kan akımının yerleştirilen bir başka damar ya da yapay damar ile sağlanmasıdır. Subklavian atardamar tıkanıklıklarında bu damarın sağlam kısmı ile şahdamarı arasına bypass yapılır.

Yaşam tarzındaki değişiklikler:

Her ne kadar çok çeşitli tedavi yöntemleri olmakla beraber en önemli konu tıkanıklığın nedeni olan hastalığın -ki en sık neden damar sertliğidir- gelişiminin yavaşlatılmasıdır. Bunun için öncelikle uygun egzersizle beraber, sigara kesilmeli, kolesterol düzeyi düşürülüp, yüksek kolesterollü gıdalardan sakınılmalıdır.

© Copyright 2016 - Cüneyt KÖKSOY