Prof. Dr. Cüneyt Köksoy

Lipödem

Lipödem nedir?

Lipödem her iki bacakta simetrik olarak deri altındaki yağ dokusunun artışına bağlı oluşan kalınlaşmadır. Lipödem terimi aslında yanlış olup, sorun gerçekte ödem yani dokuda sıvı birikmesi değil, yağ dokusunun kalınlaşmasıdır. Sıklıkla lenfödem ile karıştırılır. Lipödem özellikle kadınlarda görülür ve ergenlikle beraber başlayıp yaşla ilerler. Kadınların -15 inde değişik derecelerde lipödem olduğuna inanılmaktadır. Hastaların yarısından fazlasında benzer şikayetler ailenin diğer kadınlarında da vardır.

Nasıl gelişir

Lipödemin mekanizması tam olarak aydınlatılamamıştır. Lipödemde dokuda biriken madde su değil yağdır. Hastaların diğer aile bireylerinde de benzer şikayetler bulunur. Bu çerçevede lipödem kadınlık hormonu olan östrajen ile ilişkili genetik temelli bir hastalıktır. Bu durum damar, sinir ve lenf sistemini ilgilendiren bir yağ depo sorunudur. İleri evrelerinde lenfödemde tabloya eklenir.

Lipödem genelde dört evrede seyreder. İlk aşamada bacaklarda düzenli ve pütürsüz kalınlaşa vardır. İkinci aşamada kalınlaşma ufak tefek kabarıklıklarla beraberdir. Üçüncü aşama deride katmanlar ve lop lop kabarıklıklar oluşmaya başlar. Dördüncü ve son aşama ise artık sıvı birikiminin de eklendiği lenfödemle beraber giden lipo-lenfödem aşamasıdır.

Lipödem belirtileri nelerdir?

Lipödem kadınlarda ergenlikten başlayıp, yıllar içinde yaşça ilerleyip kalça ve bacaklarda yumuşak dokunun kalınlaşması ile seyreden bir rahatsızlıktır. Özellikle ayak bileklerinden başlayarak bacaklar kalınlaşır. Bu bayanlarda özellikle ergenlikten itibaren ayak bileklerinde kalınlaşma oluşmaya başlar. Aynı şişman hastaların göbek dokusuna benzer şekilde bacakta kalınlaşma olur. Kilo alınan dönemlerde kalınlaşma artar. Lipödem kadınlarda her iki bacakta simetrik olup bir bacak tek başına kalınlaşmaz. Şişlik yada kalınlaşmaya parmak basınca çökme olmaz. Derinin görünümü genelde normaldir. Parmaklar kalın olsa bile cimcik şeklinde derisi tutulabilir. Tipik olarak şişlik ayakta ve ellerde olmaz. Yağ dokusunun kalınlaşması kalçada, bacaklarda (%97) ve bazen (%30) kollarda olur. Genellikle hastalarda bacaklarında ağrı hissederler ve sıkmakla acı duyarlar. Ağrı bazen diğer bacakta şişlik yapan nedenlerde olmayacak kadar şiddetli olabilir. Hafif çarpmayla bile deride morarmalar (ekimoz) gelişir. Şişlik bacakları yukarı kaldırmakla biraz azalsa bile, diğer ödem yapan hastalıklarda olduğu gibi bariz bir rahatlama olmaz. Gece ve gündüz arasında bacaklarda belirgin çevre farkı oluşmaz. Varis çorabı gibi kompresyon tedavilerinden lipödem hastaları yarar görmezler. Genelde bacakların rengi normaldir. İleri evrelerde derinin yapısı portakal kabuğunu andırır. Hastaların yarısında genel şişmanlıkta olabilir.

Lipödem tanısı

Lipödem tanısı büyük oranda hastanın şikayetleri ve bacakların görünümüne bakılarak konulur. Hastanın kadın olması, ailenin diğer kadınlarında da benzer bulguların olması, bacaklardaki şişliğin ergenlikten itibaren başlaması, bacakları yukarı kaldırmakla, gece dinlenmekle şişliğin azalmaması, ağrı ve bacakları sıkmakla hassasiyet olması, buna karşın ayaklarda ve parmaklarda şişlik olmaması ve derinin renginin normal olması lipödem düşündürür. İleri evrelerde lenfödem eklenmedikçe şişliğe basmakla çukur kalmaz. Öte yandan şişmanlığı değerlendirmekte kullanılan BMI (vücut kütle indeksi), bel-kalça oranı ve bel-boy oranı ölçülüp kaydedilmelidir. Ancak bu oranlar obezite tanısına yardımcı olmakla beraber, lipödem için özel bir anlam taşımazlar. Obez olmayanlarda BMI <25, bel-kalça oranı kadınlarda <0.8, erkeklerde <0.9 ve bel-boy oranı 40 yaş altında <0.5, 40-50 yaş arasında 0.5-0.6 ve 50 yaşından sonra <0.6 dır. Bu çerçevede yukarıdaki değerlere göre obez olmayan kişilerin bacaklarındaki kalınlaşma lipödem olarak tanımlanabilir. Ancak obez olanların bacaklarında da lipödem olmadan da kalınlık olacağı için obezlerin lipödem tanısı daha güç olup, yukarıdaki değerler tanıda yararlı olmayabilir.

Bu bulgularla gelen hastalarda ultrasonografide ve özellikle Manyetik rezonans (MR) görüntülemede bacaklardaki yağ dokusunun deride kalınlaşma olmadan yaygın olarak artışı izlenir. Özellikle ultrasonda gerçek lipödemde dokuda sıvı görülmez. Toplardamarlara yönelik yapılan Doppler ultrasonografi normaldir. Lenfödemde genelde anormal olan lenfosintigrafi lipödem hastalarında normaldir.

Lipödemim en sık karıştığı hastalık olan lenfödemde ise dokuda proteinden zengin sıvı birikimi olduğu için gerçek ödem söz konusudur. Lenfödem hastalarında ağrısız bazen tek bacakta olan şişlik olur ve bacaklar yukarıya kaldırıldığında hastaların şişliği biraz azalır. Lenfödemde ayak sırtında, ve parmaklarda şişlik ve sertlik oluşur. Özellikle lenfödemin ileri aşamalarında deri sertleşip kalınlaşır. Lipödem ve lenfödem farklı hastalıklar olmalarına rağmen, lipödem ilerlediğinde lenfödeme döner.

Lipödem tedavisi

Lipödemin nedeni tam olarak anlaşılamadığı için etkin bir tedavisi de yoktur. Kabız kalmayı engelleyici ilaçlar, idrar söktürücü ilaçlar ve varis ilaçları genelde etkisizdir. Tedavinin amacı hastanın şikayetlerinin azaltılması ve hastalığın en ileri evresi olan lipo-lenfödeme doğru gidişin engellenmesidir.

Kompresyon tedavisi

Varis çorapları yada bandajlardan oluşan kompresyon (baskı) tedavisi kalınlaşmış yağ dokusunu eritmez ama bu hastalarda eşlik eden ödemi azalttığı için tedavide yer vardır. Ödemin olduğu erken evrelerde varis çorapları kullanılarak dokudaki gerilim ve ağrı azaltılabilir. Çorap ödemi azaltmanın yanı sıra ağrıyı da azaltıp, hastanın hareket kabiliyetini artırır.

Tedavi edici egzersiz

Aktiviye yada yürüme ve egzersizi içeren hareket hastalarda baldır kas pompasını çalıştırarak lenfatik ve venöz akımı hızlandırıp ödemi azaltmanın yanı sıra kilo kontrolüne veya kaybına yardımcı olur. Lipödem hastaları için en uygun egzersizler yüzme, havuzda yürüme, hızlı yürüyüş ve bisiklettir.

Kilo verme ve kilonun normalleştirilmesi: Kilo verilmesi eşlik eden obezitenin azaltılmasına yardımcı olur. Diyet yada sporla kilo verilmesi orantısız yağlanmayı düzeltmez. Kilo vermeye başlayan hastalarda en son bacaklar incelir. Hastalar diyetle kilo verdiklerinde bacaklarında bir miktar rahatlama olmakla beraber lipödem tam olarak düzelmez.

Lenfatik masaj

Elle lenfatik drenaj ödemin ve ağrının azaltılmasını amaçlayan ve genelde fizyoterapistler tarafından uygulanan bir tedavi şeklidir. Lipödemin erken evrelerinde bu tür bir tedavi gerekmez. Ancak lipödem ilerledikçe ve özellikle ayak sırtında ödemin belirdiği lipo-lenfödem aşamasına ulaşıldığında elle lenfatik drenaj yada masaj büyük rahatlama sağlayabilir.

Aralıklı Havalı kompresyon

Bacağa yerleştirilen birbirine bağlantılı sıralı manşonlar ile aşağıdan başlayıp yukarıya doğru sıvazlama yapan bu tedavi yöntemi bacaktaki ödemi ve ağrıyı azaltmayı amaçlar. Bu tedavi özellikle lipolenfödem aşamasında egzersiz ve masajın yetersiz olduğu durumlarda düşünebilir. Tedavinin evde hastanın kendisi tarafından uygulanabilme rahatlığı vardır.

Liposakşın

Liposuction kalınlaşmış dokunun çıkartılarak hastanın yürümesinin kolaylaştırılmasını sağlar. Yukarıda özetlenen tedavilerin tersine doğrudan şişliğe neden olan dokunun çıkartılmasıdır. Bu sayede şilik yapılan kitle uzaklaştırılmakta, ağrı, hassasiyet ve morluklara yatkınlık ortadan kaldırılabilmektedir. Ancak bu tedavi yapıldıktan sonrada lenfatik masaj ve havalı kompresyon yine de gerekebilmektedir. Öte yandan liposakşın sonrası eğer hastalar kilolarına dikkat etmezlerse bir kaç içinde bacakta şişlik tekrar oluşur. Liposakşın lipödemin erken evrelerinde yapıldığında dahi iyi sonuç vermektedir.

Lipödem tedavisi için en önemli konu hastaların bilgilendirilmesidir. Hastaların çoğu bu durumu lenfödem sandıkları için yada yanlış olarak lenfödem tanısı almış oldukları için psikolojik olarak kendilerini ümitsiz ve rahatsız hissederler. Lipödemin yapısal bir durum olduğu, hastaların kendi hatalarından kaynaklanan bir sorun olmadığının ve hastaları sakat bırakacak bir sorun olmadığının hastalar tarafından biliniyor olması önemlidir.

© Copyright 2016 - Cüneyt KÖKSOY