| Gerek damardaki tıkanıklık ve sonucunda ayağa gelen
yetersiz kan akımı gerekse şeker hastalığının olumsuz etkileri nedeni ile oluşan
yara çoğu kez kendiliğinden iyileşmez ve ilerler. Yara iltihaplandığında olayın
düzelmesi daha da zorlaşır. Hastaların çoğunun yaşlı, bakıma muhtaç ve görme sorunu
olan kişiler olması, ağrının yarada olmayışı yaranın fark edilmesini güçleştirir.
Genelde hastalar yara oldukça sorunlu hale geldikten sonra doktora başvururlar.
Niçin yara tedavi edilmelidir? Yara oluştuktan sonra podiatrik
yani ayakla ilgili tıp dalı tarafından bakımı gereklidir. Enfeksiyonun ve amputasyonun
engellenmesi, ayağın fonksiyonunun ve yaşam kalitesinin düzeltilmesi için ayak
yaralarının tedavisi gereklidir. Şeker hastalarında ayak yarası nasıl
tedavi edilir? Ayakta yara oluştuğunda ilk amaç iyileşmenin hemen sağlanmasıdır.
İyileşme süresi ne kadar kısa olursa yaranın enfeksiyon ve gangren gibi sorunlara
dönüşme riski o kadar azdır. Tedavinin sağlanabilmesi için bazı faktörler gereklidir.
Bunlar: · Enfeksiyonun engellenmesi, · Yara olan alanlara
yönelik baskı ve ağırlığın ortadan kaldırılması, · Ölü dokuların
temizlenmesi (debridman), · Uygun pansuman ve bakım yapılması, ·
Kan şekerinin düzenlenmesi, · Varsa dolaşım sorunlarının tedavisi
Bütün yaralar enfekte değildir. Ancak enfekte olup olmadığının dikkatli
bir muayene veya gerekirse tahlillerle belirlenmesi ve enfeksiyon var ise uygun
antibiyotiklerle tedavisi gereklidir. Yarayı enfeksiyondan korumak için yapılması
gerekenler: · Kan şekerinin kontrol altında tutulması, ·
Yaranın temiz ve pansumanlı tutulması, · Yaranın her gün temizlenmesi, ·
Çıplak ayak yürünmemesi Yara iyileşmesinin sağlanabilmesi için yara
olan alana yönelik baskı ve yük ortadan kaldırılmalıdır. Örneğin yara yürürken
yere temas eden bir noktada ise yürünmemeli yada o bölgeye basmayı engelleyecek
özel ayakkabılar giyilmelidir. Örneğin topukta bir yara varsa yatarken yara yatağa
temas edeceği ve bacağın ağırlığı o bölgede olacağı için uygun malzemelerle yaranın
yere teması engellenmelidir. Son yıllarda yara bakımı oldukça ilerlemiş
ve bir çok yeni ürün çıkmıştır. Yara bakımında steril tuzlu su (izotonik sodyum
klorür) den çok özel solüsyonlara, yara bakım ürünlerine kadar çok değişik uygulamalar
vardır. Çok çeşitli yara bakım ürünleri ile yara kapalı ama nemli tutulmalıdır.
Yaranın içine antiseptikli solüsyonlar dökülmemelidir. Bu şekilde yara enfekte
olmadan iyileşebilir. Yara bakımı profesyonellik gerektiren bir iştir ve bu alanda
uzmanlaşmış kişilerce yapılmalıdır. Kan şekerinin kotrolü: Şeker
hastalarının yaralarının tedavisinde en önemli basamaklardan birisi kan şekerinin
kontrol altında tutulmasıdır. Bu açıdan bir endokrinoloji uzmanının denetiminde
kan şekeri düzenlenmelidir.
Cerrahi
tedavi seçenekleri: Enfekte olmayan çoğu yara cerrahi bir girişim gerekmeden
tedavi edilebilir. Eğer tüm ameliyat dışı yöntemlere rağmen yara iyileşmiyor ise
cerrahi tedavi gerekir. Cerrahi tedavi enfekte olan yada yara iyileşmesinde başarısızlığa
neden olan kemik bölümlerinin çıkartılması, deformitelerin düzeltilmesi, yaraların
deri parçaları kullanılarak kapatılmasını içerir. İyileşmeye etkiyen
faktörler: Yaranın iyileşmesi çok değişik faktörlere bağlıdır. Örneğin
yaranın büyüklüğü, derinliği, yeri, şişlik ve dolaşım sorunu olup olmadığı, üzerine
baskı olup olmadığı, kan şekerinin durumu ve yara bakımının kalitesi yaranın iyileşme
hızına etkiyen faktörlerdir. Yaranın iyileşmesi haftalar yada aylarca sürebilir.
Yara oluşumu nasıl engellenebilir? Şeker hastalarında yara
oluşumunun engellenmesi en etkili ve ucuz olan yöntemdir. Eğer yara oluşumu açısından
hasta risk taşıyor ise, riske göre engelleme yöntemi belirlenebilir. Yara gelişimi
açısından başlıca risk faktörleri: · Nöropati olması, ·
Dolaşım bozukluğu olması, · Ayakta deformite yada şekil bozukluğu
olması, · Uygun olmayan ayakkabıların giyiliyor olması, ·
Kan şekerinin kontrolsüz olması Uygun ayakkabıların ve çorapların giyilmesi
yara gelişim riskinin azaltılması için ilk aşamadır. Öte yandan damar hastalığı
ve yara iyileşmesi açısından risk taşıyan durumların örneğin yüksek kan şekeri,
sigara ve alkol kullanımı ve yüksek kolesterol tedavi edilmelidir. Öte yandan
ayağın hasta tarafından düzenli bir şekilde belirli aralıklarla muayenesi yarayı
erkenden belirlemde çok önemlidir. Hastalar ayaklarını her gün çatlaklar, yaralar,
kızarıklık, su toplantıları açısından özellikle ayak parmakları ve tabanını değerlendirmelidirler.
Ayak tabanının değerlendirilmesinde yere konulan bir ayna yardımcı olabilir. Belirlenen
her hangi bir problem basit görünse bile bir doktora yada podiatriste gösterilmelidir.
Sayfa başına dön |