Prof. Dr. Cüneyt Köksoy

Nutcracker Sendromu (Fındıkkıran Sendromu)

Nutcracker sendromu Nedir?

Sol böbreğin toplardamarının aorta ve barsak atardamarı damarı arasında sıkışmasıdır. Diğer bir ifade ile aorta ve barsak atardamarı olan üst mezenterik arter (SMA) bir fındık kırıcı alet gibi böbrek toplardamarını sıkıştır ve şikayetlere neden olurlar. Bu şıkışma sonucunda böbrek toplardamarı bozulur, böbrek işlevi bozulur ve sol böbrek toplardamarına kadınlarda yumurtalık, erkeklerde testis toplardamarı boşaldığı için karın içinde varisler gelişebilir. Böbrek toplardamarının aortanın önünden yada arkasından geçmesine göre ön yada arka Nutcracker sendromu ön yada arka olarak iki şekilde görülebilir. Arka Nutcracker sendromu daha nadirdir.

Kimlerde görülür: Daha çok sağlıklı ve zayıf 30-40 yaşındaki kadınlarda ortaya çıkar.

Nutcracker sendromu belirtileri nelerdir?

Sol bel ve karın ağrısı Nutcracker sendromunun en yaygın belirtileridir. Hastalar ayrıca halsizlikten de yakınabilirler. Kadınlarda karın alt bölümlerinde ağrı, ağrılı adet görme ve idrar yaparken yanma yada ağrı olabilirken, erkeklerde sol testiste ağrı ve testis çevresinde varislerle karakterize varikosel olabilir. Bununla beraber idrar tahlilinde kan ve protein olabilir.

Nutcracker sendromu nasıl teşhis edilir?

Bir çok kişide hiç bir şikayet olamadan da Nutcracker sendromundakine benzer sıkışma görülebilir. Bu nedenle önemli olan karın/bel ağrısı tanımlayan hastalarda şikayetlerin bu olayla ilişkili olup olmadığını anlamaktır. Nutcracker sendromu olan hastaların idrar tahlilinde kan ve protein olabilir. Bunun için 24 saatlik idrarda kan ve protein miktarı ölçülür. Sıkışmanın görüntülenmesinde iyi ellerde yapılan Doppler ultrason ilk basamak tanı için güvenilirdir. Ancak daha iyi görüntüleme bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme ile sağlanır. Bu yöntemlerde sıkışma, yumurtalık yada testis toplardamarının genişlemesi, karın için varisleri görülüp değerlendirilebilir. Bir çok kişide hiç bir şikayet olmadan da bu bölgede sıkışma olabileceği için, kesin tanı sıkışmanın öncesinde ve sonrasındaki damardan aynı anda basınç ölçümünün de yapılabileceği, oluşmuş olan yan yolların ve varislerin görüntülenebileceği bir toplardamar anjiosu olan venografi ile sağlanır.

Tedavi

Her hangi bir girişim yapmadan sadece şikayetleri hafifletmeye yönelik tedavilerin yapılması yada sıkışmanın tedavisine yönelik girişimler şeklinde başlıca iki tür yaklaşım vardır. Zayıf ve genç hastaların biraz kilo almaları şikayetleri hafifletebilir. Şikayeti olan hastalarda ağrı kesiciler, hormonlar ve bol sıvı alımı bazen rahatlama sağlayabilir. Şiddetli bel ve karın ağrısı olan, idrarda çok miktarda kan ve protein olan ve böbrek fonskiyonları bozulmakta olan hastalarda daha ileri düzey tedaviler yada girişimler gerekebilir.

Endovasküler yöntemlerle sol böbrek toplardamarının içinde metalik stent yerleştirilmesi sıkışmanın bertaraf edilmesi için iyi ve kolay bir tedavi şeklidir. Ancak stentin zamanla kırılması, tıkanması, yerinden oynaması gibi riskleri vardır.

Ameliyatla sol böbrek toplardamarının yerinin değiştirilmesi genellikle en iyi sonuç veren cerrahi girişim şeklidir. Burada sol böbrek damarı ana toplardamar olan vena kava inferiyora bağlanma yerinden alınıp, aynı damarı daha aşağı bölümüne nakledilir. Bu ameliyatın uygun olmadığı hastalarda başka bir çok ameliyat şeklide uygulanabilir.

© Copyright 2016 - Cüneyt KÖKSOY