|
Kılcal damar varisleri (Telenjektazi): Ciltte yüzeyel
yerleşim gösterirler. 1 mm den daha az çaptadırlar. Deriden
kabarık olmadıkları için elle hissedilmezler. Mavi veya kırmızı
çizgisel renk değişiklikleri olarak görülürler. Bölgesel olarak
örümcek ağına benzer yaygın çizgisel oluşumlar şeklindedirler.
Yaş arttıkça sayıları artar. Yakın akrabalarında bu tip varis
olan kişilerde özellikle bayanlarda sık görülür. Genelde görünüm
dışında belirgin vir rahatsızlık oluşturmaz.
 Retiküler varisler (1-3mm): Ciltten hafif
kabarık, mavi renkli, kıvrıntılı ve elle zor hissedilebilen varislerdir. Bacakta
her bölgede olabilmekle beraber özellikle diz arkasında görülürler. Venöz yetmezliğin
ileri evrelerinde ayak bileği çevresinde yaygın olarak bulunurlar.
 Büyük Toplardamar Varisleri (Safen ven varisleri):
Büyük ve küçük safen toplardamarlarının seyirleri boyunca görülen büyük geniş
kıvrımlar oluşturan, elle ve gözle kolayca fark edilebilen varislerdir. Bunlar
4 mm' den büyük çaplıdırlar. Cilt altında seyrettikleri için genellikle derinin
rengini değiştirmezler. Damarın kendine ait yeşilimsi renginin yansıması görülür.Özellikle
baldır çevresinde ve bacağın iç yüzünde görülebilir.
Varislere ait bütün
yan etkileri oluşturabilir. Zamanla büyüyebilir, sayısı artabilir. 
Kılcal damar varisleri nedir? Kılcal damar varisleri, kılcal damar çatlamaları,
örümcek şeklinde damarlar yada tıptaki adı ile telenjektaziler 30-50 yaş grubundaki
kadınlarda ostragen ve gebelik gibi hormonal değişikliklere bağlı olarak ortaya
çıkarlar. Genellikle ail eve akrabalarda da benzer varisler vardır. Kılcal damar
varisleri çoğu kez görüntü dışında bir şikayet oluşturmazlar. Zamanla sayıları
artar.
Variste sorun nedir? Variste çoğu kez kapakçık sisteminde
yetmezlik vardır. Yani yukarı gönderilen kan kapaklar bozuk olduğu için sürekli
aşağıya geri kaçar. Bu durum reflü olarak ifade edilir ve daha aşağılarda toplardamar
basıncında artışa yol açar. Damarlar genişler. Varisler oluşabilir. Bazen bu sistemde
belirgin bir sorun olmadan, sadece bir bölge toplardamarlarında bilinmeyen bir
nedenden varis gelişebilir. 
Varisler
toplumda ne kadar yaygındır? Genel anlamda kadınların %50-55 inde, erkeklerin
ise %40-45 inde çeşitli toplardamar sorunu bulunur. Varisler 50 yaşından sonar
her iki insandan birinde vardır. Kimlerde varis görülür? Varis
oluşumuna katkıda bulunan bazı faktörler vardır. Bu faktörlere sahip kişilerde
varies daha sık görülür: · Yaş · Aile yada yakın akrabalarda varies olması
· Hormonal değişiklikler: Örneğin bluğ çağında, gebelikte ve menapoz döneminde
olan hormonal değişiklikler, doğum control hapları ve östrajen ve progesterone
içeren ilaçların kullanılması varies riskini artırır. · Gebelik: Gebelikte
vücutta dolaşan kan miktarı anormal düzeyde artar, beraberinde hormonal değişiklikler
ve karın içi basıncındaki artış varis riskini artırır. Genelde doğumdan 3 ay sonra
varislerin önemli bir bölümü kaybolur ama gebelik tekrar olduğunda, varisler yeniden
oluşur. · Şişmanlık, bacak yaralanmaları, uzun sure ayakta kalmak toplardamarlarda
zayıflığa ve varis gelişimine yol açabilir. · Güneşlenmek yada bronzlaşmak
kılcal damar varislerinin gelişimine katkıda bulunabilir. Varisler ve
kılcal damar çatlamaları tehlikeli midir? Damar çatlamaları yada örümcek
toplardamarlar tıbbi tedavi gerektirmez. Fakat varisler genelde zamanla artar
ve kötüleşir. Ciddi varisler bazı sağlık sorunlarına yol açabilir: · Venöz
yetmezlik : Bacaklarda kanın birikmesi sonucunda deride ve bacaklarda sorunlar
oluşabilir. Bir diğer sorun ise kan akımının aşağıda göllenmesi nedeni ile pıhtı
oluşumu ve oluşan pıhtının akciğerlere gitmesidir. · Bacakta şişkik ve venöz
ülser adı verilen yaraların oluşumu, · Bacakta şişlikle beraber olan deride
renk değişiklikleri, küçük kanamalar. Varisin belirtileri nelerdir ?
Varislerin neden olduğu başlıca şikayetler: · Ağrı · Çabuk yorulma
· Bacaklarda ağırlık hissi · Bacaklarda şişlik · Derinin renginde koyulaşma
· Bacaklarda uyuşukluk · Kaşınma Varisler için doktora
gitmem gerekir mi? Doktora gidip gitmeme kararını şu soruların cevaplarına
göre verin. Soru: Varislerinizin üzeri daha fazla şiş, kırmızı ve dokunmakla
hassas ve sıcak mı? - Cevap evet ise doktora gidin - Eğer cevap
hayır ise, varisli bacağınızda ayak bileğine yakın bölgede mavi mor döküntüler
ve deride renk değişikliği var mı? - Cevap evet ise doktora görünün,
- Cevap hayır ise, izlemeye devam edin Varisleriniz var ve bacağınızda
ağrı, geceleri kramp, akşam üzerleri şişlik oluyor mu? - Cevap evet ise
doktora görünün, - Cevap hayır ise, izlemeye devam edin Varisler
ciddi sorun oluşturur mu? Çoğu kez varisler sadece kozmetik sorun oluştururlar.
Ancak uygun bir şekilde tedavi edilmediğinde ilerler ve aşağıdaki sorunların gelişimine
neden olur: · Kaşınma · Ayak bileği çevresinde döküntüler · Ayak
bileği çevresinde yara (venöz ülser) · Ayakta hafif şişlik, · Nadiren
varis içinde pıhtı oluşu ve akciğer embolisi · Toplardamarda iltihap oluşumu Varislerin
gelişimi engellenebilir mi? Bütün varisler engellenemez. Ancak bazı yöntemleri
uygulayarak yeni varies oluşumunu engellemek mümkündür. Genç yaşlarda başlayan
varislerin ilerlemesini erkenden başlanırsa engellenebilir. Çoğu kez engelleme
yöntemi egzersiz ve varis çorabının giyilmesinden ibarettir. Bunun yanında bacakların
yukarıya kaldırılması, gebelikte sol taraf üstüne yatılması ve bacakların kaldırılması,
uzun süre ayakta dikilmemek, bacak bacak üstüne atmamak, varis yada destek çorabı
giymekte varis gelişimini yavaşlatabilir. Eğer varisler tedavi edilmez
ise ne olur? Çoğu kez varisler ciddi bir sorun oluşturmazlar. Ancak sorununun
kimde gelişeceğini tahmin etmek genelde imkansızdır. Oluşabilecek başlıca sorunlar
(komplikasyonlar): · Yüzeyel tromboflebit- Varislerin içinde pıhtı oluşması
sonucu varisler şiş, kızarık ve hassas hale gelebilirler. · Kanama- Küçük
çarpmalarda bile varisler kanayabilir. Variste basınç yüksek olduğu için bu kanama
oldukça bol miktarda olur. · Egzama - Özellikle ayak bileği çevresinde kuru
ve kaşıntılı deri hali · Pigmentasyon (döküntü) - this is brown staining
of the skin around the ankle. It is due to the leakage of small amount of blood
from the veins into the skin Venöz ülser - Ayak bileği çevresinde yara. 
Varis tedavisi öncesinde yapılması gereken
incelemeler nelerdir? Variste tedavi planını belirleyebilmek için doktor
muayenesi yanında yapılması gereken en önemli inceleme renkli Doppler ultrasonografi
yada dubleks ultrasonografidir. Bu inceleme hem toplardamarların anatomisini,
hastalıklı damarların yerini, kaynağını ve birbirleri ile olan bağlantısını belirler.
Bu inceleme sağlıklı ve güvenilir bir tedavi için mutlaka yapılmalıdır. Bunun
yanında gerektiğinde pletismografi ve bazen bilgisayarlı tomografi yapılabilir.
Bundan sonra eğer ameliyat planlanıyor ise rutin bazı kan testleri ile, EKG ve
akciğer grafisi gerekebilir.
Varis için tedavi yöntemleri nelerdir?
Varislerde tedavinin iki amacı vardır. Bunlar varisleri ve
hastada varise neden olan ama hastanın genelde farkında olmadığı
yetmezlikli damarı ortadan kaldırmaktır. Varisler ameliyat
(mikrocerrahi) yada içine köpüklü bir ilaç enjekte edilerek
(köpük skleroterapisi) tedavi edilebilir. Buna karşın yetmezlikli
damar -ki bu genelde kasık ile ayak bileği arasında yer alan
safen toplardamarıdır- ameliyat, laser, radyofrekans veya
köpük ile tedavi edilebilir. Varise neden olan damarın cerrahi
olarak çıkartılması olan ameliyat en klasik tedavidir ve genelde
anestezi ile yapılır ve iyileşmesi diğerlerine göre daha uzun
ve zahmetli olabilir. Damarı içerden ilaç vererek tıkamayı
sağlayan köpük skleroterapisi en kolay ve en az ağrısız ancak
tek başına yapıldığında varisin tekrarlama olasılığının en
yüksek olduğu tedavidir. Bu nedenle kasıktan damar küçük bir
cerrahi işlemle bağlandıktan sonra uygulanmaktadır. Laser
ve radyofrekansta ise diz hizasından damar içine bir kateter
yerleştirilmekte ve bu kateterden laserde yüksek enerjili
bir ışın, radyofrekansta ise radyodalgaları verilerek oluşturulan
ısı ile damarın içerden yakılması/dağlanması sağlanmaktadır.
Kesi, dikiş, anestezi gerekmeyip, sadece damar çevresine uyuşturucu
ilaç enjeksiyonu gerekir. Günümüzde bütün tedaviler “günü
birlik” yani aynı gün yatış, ameliyat ve taburculuk şeklinde
yapılabilmektedir.
Varis tedavisinde ameliyat hangi durumlarda önerilir ?
Yenilikler nelerdir?
Varis tedavisinde laser ve radyofrekans gibi yöntemlerin
geliştirilmesi klasik tedavi olan ameliyatın hasta açısından
eskisi ile kıyas kabul etmez şekilde daha konforlu olabilecek
yönde geliştirilmesini sağlamıştır. Çok yaygın varisleri olan
kişilerde halen ameliyat en iyi seçenek olabilmektedir. Varis
ameliyatında önce varisler sonra varise neden olan yetmezlikli
safen toplardamarı çıkartılmaktadır.
Klasik
olarak varisli damarların çıkartılması bundan birkaç yıl öncesine
kadar genel yada belden yapılan anestezi altında bir kaç cm.
uzunluğunda yapılan cilt kesileri kullanılarak çıkartılmakta
ve kesiler dikişlerle kapatılmakta idi. Bu işlem ağrılı olup,
belirgin iz bırakmakta idi. Artık kesi yerine varisleri çıkartmak
için mikrocerrahi yöntemleri ile yapılmaktadır. Özel bir bistüri
yada iğne ucu ile hazırlanan milimetrik deliklerden tığ benzeri
bir alet deri altına ilerletilip, varisli damar yakalanıp
çıkartılmaktadır. Bu işlem bir kaç cm. aralıklarla yapıldığında
bir bölgedeki varisli damarların tamamı çıkartılmakta ve delikler
dikiş konulmadan tıbbi bantlarla kapatılmaktadır. Bu yöntem
gereğinde lokal yani bölgesel ilaç enjeksiyonu altında yapılabilmektedir.
İşlem sonrası hastalar evlerine gidebilmekte ve ertesi gün
sargıları çıkarıp bir kaç hafta için varis çorabı giymeleri
yeterli olmaktadır. Bir kaç ay içerisinde bu küçük yaralar
tamamen iyileşip hiç iz kalmamaktadır.
Varise neden olan yetmezlikli safen toplardamarının kasık
ayak bileği arasındaki bölümünün çıkartılması günümüzde büyük
oranda kolaylaştırılmıştır. Yeni teknikte her hangi bir hafif
anestezi hatta, lokal anestezi altında kasıkta çok küçük bir
kesi yapılmakta ve hastalıklı damar en az kurcalama ile bulunup,
kesilip, damar cerrahisi prensiplerine uygun bir şekilde kapatılmaktadır.
Bu işlem burada yıllar sonra nüks varis gelişimini engellemektedir.
Bunun yanı sıra ayak bileği yerine diz hizasında 1 cm lik
bir kesiden hastalıklı damar bulunup aşağısı bağlanıp kesilmekte
ve içeriye tel ilerletilerek tel ucunu kalınlatan bir aparat
takılmadan damarın kasıktaki ucuna bağlanmaktadır. “İnvajinasyon”
yöntemi adı verilen bu yöntemde, daha sonra tel diz hizasındaki
kesiden aşağı doğru çekilirken damar kendi içine kıvrılarak
çıkartılmaktadır. Bu yöntem klasik yöntemde olduğu üzere damarı
akordion gibi katlanarak çıkarmaya göre daha avantajlıdır.
Küçük kesiler iz bırakmayan ve almayı gerektirmeyen özel dikiş
yöntemleri ile kaplatılmaktadır. Bu şekilde damarın çıkartıldığı
alanda daha az kanama olmakta, diğer dokular daha az zarar
görmekte ve iyileşme daha kolay olmaktadır. Bu şekilde önceden
ciddi bir ameliyat olup, birkaç gün hastanede yatış gerektiren
varis, artık ameliyatın aynı günü hastaların evlerine yürüyerek
gidebildikleri bir hastalık haline dönüşmüştür.
Varis tedavisinde lazer yada radyofrekans kimlere önerilir?
Varis tedavisinde laser yada radyofrekans daha az ağrı ve
rahatsızlık ile daha kısa sürede iyileşmeyi sağladığı için
varis tedavisini yaptırıp bir an önce günlük hayatına dönmek
isteyen kişiler için daha uygundur. Ayrıca laser ve radyofrekansta
kesi ve dikiş olmadığı için daha az iz kalmakta ve yara sorunları
olmamaktadır. Bu nedenle en iyi kozmetik sonuç bu yöntemlerde
elde edilir. Aşırı şişmanlık yada eşlik eden başka hastalıkları
nedeni ile ameliyatın ve anestezinin zor olacağı kişilerde
de laser yada radyofrekans önerilir. Eğer hastanın her iki
bacağında da varis nedeni ile tedavi gerekiyor yada aynı bacakta
her iki safen damarınında tedavisi gerekiyor ise laser veya
radyofrekans ameliyat göre daha iyi seçeneklerdir. Her iki
yöntemde de damarın büyüklüğü ile ilgili olarak bir kısıtlama
yoktur. Eğer safen damarı aşırı kıvrıntılı ise yada çok dar
ise kateteri ilerletmek zor olduğu için bu yöntemler uygulanamayabilir.
En iyi sonuç veren yöntem hangisidir?
Bu yöntemler birbirlerine benzer başarı oranlarına sahip
olmakla beraber her hasta için tıbbi, ekonomik ve sosyal yönden
avantaj yada dezavantajları bulundururlar. Diğer bir ifade
ile bu yöntemlerden birisi o hasta için en uygun olanıdır.
Ancak en iyiden kasıt en az rahatsızlık ve en iyi kozmetik
sonuç ile varislerden olabildiğince uzun süre için kurtulmak
ise en iyi sonuç laser yada radyofrekans ile elde edilir.
Benzer başarı oranlarına sahip her iki yöntemde ameliyata
göre daha konforlu olup, nüks daha azdır. İşlem sırasında
damar içindeki ısı laserde 800-1200 ºC iken, radyofrekansta
120 ºC olduğu için radyofrekansta işlem sonrası daha az morluk,
ağrı ve rahatsızlık olur. Kısa ve orta vadede sonuçları ameliyattan
daha iyi olan bu yeni yöntemlerin henüz 15-20 yıllık sonuçları
bilinmemektedir. Çok büyük olasılıkla yıllar sonra da bir
olumsuzluk olmayacağı tahmin edilmekle beraber, yinede bu
durum tedaviyi planlarken göz önünde bulundurulmalıdır.
Bir hastanın varislerinden kurtulup ertesi gün içinde
işinin başına dönebilmesini sağlayabilecek kadar etkili bir
tedavi yöntemi var mıdır?
Bu amaç için en iyi yöntem radyofrekanstır. Aynı amaç için
köpük skleroterapiside kullanılabilir ancak köpük skleroterapisinde
varis bir süre sonra yüksek olasılıkla tekrar oluşacaktır.
Bunu engellemek için kasıktan küçük bir cerrahi işlemin tedaviye
eklemesi gerekir.
Varis tedavisindeki güncel yöntemlerin birbirlerine
göre avantaj ve dezavantajları nelerdir?
|
TEDAVİ
|
AVANTAJ
|
DEZAVANTAJ
|
|
Varis çorabı
|
Ucuz
Hasta için kolay
|
·Her vakada uygun değil
·Hasta için rahatsızlık verici
·Uzun süre ve her mevsim kullanılması zor
|
|
Skleroterapi
|
Ucuz
Yatış olmadan yapılabilir
Hızlı iyileşir
|
·Safen damarında kullanıldığında tekrar varis oluşur
·Sıklıkla damarda pıhtı oluşur
·Çok sayıda seans halinde uygulanır
|
|
Ameliyat
|
Sorunu tamamen düzeltir
Bir gün yatış ile yapılabilir
|
·Pahalı
·Genelde anestezi ile yapılır
·En az iki kesi ve cilt dikişi gerekir
·İyileşme süresi 2-4 hf. Kadar uzundur
·Morluk, şişlik daha fazladır
·Yara yeri enfeksiyonu olabilir
|
|
Laser
|
Sorunu tamamen düzeltir
Günübirlik tarzda yapılabilir
Kesi, dikiş olmaz
Lokal anestezi ile yapılabilir
Morluk, şişlik, ağrı daha azdır
|
·Kateterler nedeni ile pahalıdır
·Çok yüzeysel damarlarda deri yanabilir veya deride
kahverengilik olabilir
|
|
Radyofrekans
|
Sorunu tamamen düzeltir
Günübirlik tarzda yapılabilir
Kesi, dikiş olmaz
Lokal anestezi ile yapılabilir
Morluk, şişlik, ağrı en azdır
|
·Kateterler nedeni ile pahalıdır
·Çok yüzeysel damarlarda deride geçici kahverengilik
olabilir
·
|
Kılcal damar varisleri nasıl tedavi edilir? En
yaygın tedavi skleroterapidir. Belirlenen kılcal damarların içine yada grup olarak
onların döküldüğü daha geniş bir damara çok ince iğneler ile ilaç zerk edilir.
Hafifte olsa bri ağrı olabilir. Ağrıyı engellemek için girişimden 30 dk önce deriye
uyuşturucu bir ilaç sürülebilir. Kılcal damar varisleri tedavi edilmez
ise ne olur? Hiçbir şey olmaz. Kılcal damar varisleri sadece kozmetik
yani daha iyi bir görünüm sağlama amacı ile tedavi edilir. Tedavi edilmez ise
pıhtı oluşmaz, acımaz, bacakta şişlik oluşturmaz.
Kılcal damar varislerinin tedavisi tekrar oluşumunu engeller
mi?
Hayır. Kılcal damar varisleri bir çeşit deri hastalığı gibidir.
Bir grup kılcal damar varisini tedavi ile ortadan kaldırırsınız,
birkaç yıl sonra başka yerden çıkar.
Varis en çok kimlerde görülür? Yaşa bağlı mıdır? Gençlerde
de görülebilir mi?
Varis daha çok bayanlarda görülen bir sorundur. Genç yaşlarda
da görülebilse de yaş ilerledikçe varise daha sık rastlanır.
Kılcal damar varisleri özellikle yakın akrabalarında varis
olan bayanlarda genç yaşlardan itibaren başlar ve ileri yaşlarda
daha yaygın hale gelebilir. Bunların yanı sıra varis için
riskli olan bireylerde varis daha sık görülür. Örneğin uzun
süre ayakta durmayı gerektiren mesleklerde çalışanlar, hormon
kullananlar, toplardamar tıkanıklığı yada pıhtı geçirmiş olanlar
varis için risk bulundururlar.
Varise neler sebep olur?
Varisin bilinen doğrudan tek bir nedeni yoktur. Ancak bir
çok etken bir araya geldiğinde varis oluşmaya başlar. Toplardamar
duvarında zayıflık, basınç artışı gibi yapısal değişiklikler,
genetik yatkınlık ve damarın moleküler yapısını bozan etkenler
bir araya geldiğinde varis oluşumu gerçekleşir. Toplardamarlarda
basınç artışına yol açan etkenler örneğin ayakta yada oturarak
uzun süre kalmayı gerektiren durumlar, kabızlık, az lifli
gıdayla beslenme alışkanlığı, meslekler, şişmanlık, sıkı kıyafetler
varis gelişimine katkıda bulunabilirler. Bu olayların yanı
sıra toplardamarları zayıflatan nedenler örneğin hormon kullanımı,
gebelik, kadın cinsiyet, yaşlılık, sigara, söz gelimi akrabalarda
varis olması gibi genetik etkenlerde varis gelişimine katkıda
bulunabilirler. Bunların dışında toplardamarlarda tıkanıklık
yada pıhtı olan kişilerde ileride varis gelişme olasılığı
daha fazladır.
Sıcaklarla varisin nasıl bir ilişkisi var? Yaz aylarında
varis artar mı?
Sıcak damarları gevşeten bir etken olduğu için genelde yaz
aylarında varisler daha belirgin hale gelip, daha fazla şikayet
oluştururlar. Benzer şekilde sauna, hamam, kaplıca gibi ortamlarda
da varisler daha belirgin hale gelebilirler. Böyle durumlara
mümkün olduğunca az bulunulması, verilmiş tedavinin uygulanması
ve mümkün olduğunca bacaklara soğuk yada normal ısıdaki su
ile duş yaptırılması yararlı olabilir.
Varisin beslenme ilişkisi var mı ? Varis yapan yiyecekler
var mı?
Varisle beslenme arasında doğrudan bir bağlantı olmamakla
beraber bazı beslenme alışkanlıkları varis gelişimine yada
kötüleşmesine katkıda bulunur. Örneğin yeterince sıvı alınmaması,
tuzlu veya düşük lifli gıda tüketilmesi, kızartmalar, hazır
cips ve benzeri ürünler, şekerli veya rafine gıdalar, aşırı
kırmızı et ve doymuş yağ asitli gıdaların (yağlı et, katı
yağ, yağlı peynir v.b.) yenmesi, alkol ve sigarada varis gelişimine
katkıda bulunur.
Varisin yol açtığı yada tetiklediği başka hastalıklar
var mı?
Varisin neden olabileceği en önemli sorun varislerin içinde
pıhtı oluşmasıdır. Varisli damarlar içinde kan akımı yavaşladığı
için diğer bazı faktörlerinde etkisi ile pıhtı oluşabilir.
Ağrı, kızarıklık ve şişlik ile karakterize olan ve iyileşmesi
haftalar süren bu durum tromboflebit olarak bilinir. Bazen
pıhtı varisli damarlardan daha derindeki ana toplardamarlara
ulaşıp bu damarları tıkar ve durum "derin ven trombozu"
olarak ifade edilir. Bu durumda pıhtının akciğer gidip akciğer
damarlarını tıkaması (akciğer embolisi) ve nadiren ölüme kadar
yol açabilen sorunlar yaratması mümkündür. Varisli damarlar
uygun bir şekilde tedavi edilmediğinde yıllar içinde bacaklarda
şişlik, ayak bileklerinde derinin koyulaşma ve kalınlaşma
ve bazen yara oluşumu (venöz ülser) ile karakterize toplardamar
yetmezliği gelişebilir. Aynı durum derin ven trombozu geçirmiş
bacaklarda da yıllar içinde oluşabilir.
Damarlarımızda varis olduğunu nasıl anlarız?
Varisli hastaların çoğu aslında görünüm dışında pek fazla
şikayeti olmayan kişilerdir. Bacakta hemen derinin altında
bulunan uzamış, kıvrıntılı ve genişlemiş, mavimsi varisli
damarlar kozmetik olarak hastaları rahatsız edebilir. Ayrıca
varisler bacaklarda ağaç dalı yada çizgiler şeklinde kırmızı
mor ince damarlar şeklinde de olabilir. Bunun dışında özellikle
uzun süre ayakta kalındığı durumlarda bacaklarda ağırlık hissi,
günün ilerleyen saatlerinde ayakta ve ayak bileklerinde şişlik,
varisli damarlar üzerinde dokunmakla ağrı ve hassasiyet, geceleri
bacaklarda kramp ve ağrı oluşabilir. Varisin daha ileri aşamalarında
toplardamar yetmezliğinin daha da belirginleşmesi ile özellikle
ayak bileği çevresinde çok sayıda küçük mavi mor varislerin
oluşması, derinin renginin koyulaşıp kahverengiye dönmesi,
kaşıntılı egzamaların oluşması ve nadiren deride yaralar (ülser)
açılması görülebilir.
Sayfa
başına dön Daha ayrıntılı bilgiye
yada (312) 508 2857 den Dr. Cüneyt Köksoy ile iletişime geçerek ulaşabilirsiniz. |