| Bunların yanında hastanın ameliyat veya sonrasında sorun
oluşturabilecek diğer hastalıkları (kalp, akciğer, böbrek, karotis, v.b.) değerlendirilmelidir. Ameliyat:
Resim: İliak damarları tıkalı olduğu durumlarda suni damar kullanılarak aortadan
femoral damarlara yapılan bypass ameliyatlarından bazıları

Bacakta
bypassta tıkanık olan bölümü atlamak için bir damar parçasının (greft) kullanılması
gereklidir. Bu ya hastanın bacaklarındaki toplar damarlar yada suni damarlardır.
Bunlardan en iyisi toplar damarlardır. Bacakta uygun toplar damar olmadığında
koldaki toplar damarlarda bu amaçla kullanılabilir. En sıklıkla ayak bileğinden
kasığa kadar uzanan safen toplar damarı kullanılır. Karındaki yada göğüs boşluğundaki
daha büyük damarların bypass ameliyatlarında suni damarlar kullanılır. Çoğu
kez bacak bypass cerrahisi spinal yada epidural anestezi yani belden bir iğne
yapılarak bacakların uyuşturulması ile yapılır. Bununla beraber bazen genel anestezi
tercih edilebilir. Hastaların gece yarısından sonra bir şey yiyip içmemeleri gereklidir.
Bacaklar antiseptikli solüsyonlarla temizlendikten sonra, tıkanıklığın yukarısında
ve aşağısında örneğin uyluk bölgesindeki femoral arter tıkanıklığı için kasıkta
ve diz hizasında cilt 8-10 cm uzunluğunda kesilip normal olan atar damara ulaşılır.
Damardaki kan akımı özel yöntemlerle durdurulup, damarda 1-2 cm uzunluğunda kesi
yapılır. Bundan sonra seçilen damar parçası (greft) açılmış olan damara itina
ile dikilerek ağızlaştırılır. Damar parçası deri yada adelelerin altından daha
aşağıdaki (örneğin diz hizası) normal olan damara ilerletilip buradaki damara
ağızlaştırılır. 
Bypass
bittiğinde yapılmış olan işlemi kontrol etmek için ameliyathanede anjiografi çekilir.
Kullanılan damar greftine göre çeşitli teknikler vardır. Safen toplar damarı kullanıldığında
içinde tek yöne açılan kapakçıklar olduğu için, bu damarın tamamen çıkarılıp yönü
ters çevrilerek kullanılması gereklidir. Bu işlem bacakta safen toplar damarı
boyunca birkaç kesi yapılmasını gerektirir. Buna karşın safen toplar damarının
içindeki kapaklar özel cihazlar yardımı ile kesilerek damarı hiç yerinden çıkarmadan
(in situ) yukarı ucunun yukarıdaki atar damara, aşağı ucunun aşağıdaki atar damara
ağızlaştırılması mümkündür. Bu yöntem in situ bypass olarak bilinmektedir.
Daha az kesi ve yara sorunlarına rağmen adı geçen iki yöntem arasında işlev yönünden
fark yoktur. Ameliyat sonrası: Ameliyat sonrası hastanın hastanede
5-10 gün kalması gerekebilmektedir. İlk 24-26 saat yatakta geçirildikten sonra,
hastanın yürümesi teşvik edilir. İlk günler kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaçlar
verilir. Hastaneden çıkmadan Doppler ABI ölçümü kontrol için bir kez daha yapılır.
Tam iyileşme 6 hafta ile 3 ay sürebilir. Hasta ameliyattan sonra 6. haftada bir
kez daha kontrole davet edilir. Daha sonra ilk yıl 3er ay ara ile sonra 6 şar
aylık aralarla kontrollere devam edilir. Olası
istenmeyen yan etkiler (Komplikasyonlar) Ameliyat sonrası istenmeyen olaylar
hastanın yaşına, eşlik eden hastalıklarına ve ameliyat yapılma nedenine göre değişebilir.
Başlıca küçük yan etkiler bacakta şişme, yarada enfeksiyon ve kanamadır. Ciddi
sorunlar ise ameliyat esnasında veya sonrasında kalp krizi, inme, böbrek yetmezliği,
akciğer yetmezliği, v.b. olup %2-5 oranında gelişebilir. Ameliyata ait diğer sorunlar
ise kullanılan damar greftinin tıkanması (içinde pıhtı oluşması), damarın diğer
bölümlerinde tıkanıklık ve daha ilerilere pıhtı atmasıdır.
Ameliyat döneminde
ölüm riski %3-5 dir. Yapılan bypass ameliyatı “evladiyelik” değildir ve
bir gün tıkanabilir. Genellikle yapılan bypass ameliyatlarının çoğu 5-10 yıldan
fazla açık kalır. Bu açık kalma yada tıkanma oranı yapılan ameliyata, damar hastalığının
durumuna, ameliyat sonrasında uygulanan tedavilere ve hastanın uyumuna bağlıdır.
Sigara kullanmaya devam eden, etkin hipertansiyon ve kolesterol-lipid düşürücü
tedavi almayan hastalarda sonuçlar kötüdür. Normal sonuçlar: Femoral
atardamardan popliteal veya daha ilerdeki atardamarlara yapılan bypassın 5 yıl
boyunca açık kalma şansı %60-80 oranındadır. Aortadan femoral damarlara yapılan
bypass ta ise bu değerler %70-90 oranındadır. Başarılı bir bypass sonrası hastanın
ağrısının geçmesi, ağrısız yürüme mesafesinin uzaması ve varsa yara yada gangrenlerin
iyileşmiş olması beklenir. Yaşam tarzı değişiklikler: Bypass
ameliyatı sonrasında hastaların ateroskleroza yani damar tıkanıklığına neden olan
yaşam şeklini değiştirmelerinde yarar vardır. Unutulmamalıdır ki yaygın bir hastalık
olan aterosklerozun sadece bacaklardaki bölümüne ameliyat yapılmıştır. Bu ameliyat
sadece ateroskleroz nedeni ile kan alamayan dokulara kan götürmektedir. Oysa ateroskleroz
vücutta olup çok daha hayati organları etkileyecektir. Bu nedenle aşağıdaki yaşam
tarzı değişikliklerin yapılması daha uzun ve daha az sorunlu bir yaşam sağlayabilir:
- Sigaranın kesilmesi, sigara içilen ortamlarda bulunulmaması,
- Düşük
yağ, kolesterol ve kalori içeren gıda tükerimine ağrılık verilmesi
- Kilo
verilmesi
- Günde 20-30 dk, haftada beş kez yürüyüş gibi hafif egzersizler
Alternatif tedavi yöntemleri: Atardamar bypass ameliyatları
kanın tıkalı bölgeyi aşarak kansız alana ulaşmasını sağlayan mekanik bir yötem
olup, alternatifi yoktur. Alternatif yöntemler daha çok aterosklerotik plak oluşumunu
engelleyici, damarda darlık oluşumunu azaltıcı ve kılcal damarların yada tali
damarların gelişimini hızlandıran yöntemlerdir. - Folik asit
homositein düzeyini azaltır ve kanın oksijen taşıma kapasitesini artırır.
- B6
ve B12 vitaminleri homosistein düzeyini düşürür.
- Antioksidan C ve E vitaminleri
dolaşımı düzenlemeye ve sağlıklı damarların gelişimine yardımcı olur.
- Esansiyel
yağ asitleri kan basıncı ve kolesterolü düşürerek damar elastikiyetinin devamlılığını
sağlar
Sık sorulan sorular |