Javascript engellenmiş olabilir. Etkin hale getirebilirsiniz.

Tedavi Yöntemleri

Varis Ameliyatındaki Yenilikler

Varis tedavisinde laser ve radyofrekans gibi yöntemlerin geliştirilmesi klasik tedavi olan ameliyatın hasta açısından daha konforlu olabilecek şekilde geliştirilmesini sağlamıştır. Varisin cerrahi tedavisinde iki amaç vardır. Bunlardan ilki varise neden olan çoğu kez hastanın farkında olmadığı yetmezlikli safen toplardamarının çıkartılmasıdır. Diğeri ise hastanın esas şikayetçi olduğu varislerin alınmasıdır. Varis ameliyatının genelde kasıkta ve ayak bileğinde kesi yapılmakta buradan yetmezlikli safen toplardamarının içerisine ilerletilen bir tel ile damar uçlarından kesilip çıkatılmaktadır. Daha sonra bu kesiler dikişlerle kapatılıp, hasta bir kaç gün hastanede yatırılır. Keza eşlik eden varisler üzerinden yapılan bir kaç cm lik kesilerle çıkarılır. Günümüzde ise varis ameliyatları prensip olarak klasik ameliyata benzer olmakla beraber, teknik olaran hasta konforunu artırma ve nüksü azaltma adına inanılmaz bir gelişim göstemiştir.

Varislerin çıkartılması (mini flebektomi): Klasik olarak varisli damarların çıkartılması genel yada belden yapılan anestezi altında bir kaç cm. Uzunluğunda yapılan cilt kesileri ile yapılmakta idi. Bu kesilerden varisli damarlar pens ile tutulup çıkartılmakta ve kesiler dikişlerle kapatılmakta idi. Bu işlem ağrılı olup, iz bırakmakta idi.

 Artık kesi yerine varisleri çıkartmak için bir iğne ile açılan küçük delikler kullanılmaktadır.

Özel bir bistüri yada iğne ucu ile hazırlanan deliklerden tığ benzeri bir alet deri altına ilerletilip, varisli damar yakalanıp çıkartılmaktadır. Daha sonra yakalanan bu varisli damar çekilerek çıkarılır. Bu işlem bir kaç cm. aralıklarla yapıldığında bir bölgedeki varisli damarların tamamı çıkartılmakta ve delikler dikiş konulmadan tıbbi bantlarla kapatılmaktadır. Bu yöntem gereğinde lokal yani bölgesel ilaç enjeksiyonu altında yapılabilmektedir. İşlem sonrası hastalar evlerine gidebilmekte ve ertesi gün sargıları çıkarıp bir kaç hafta için varis çorabı giymeleri yeterli olmaktadır. Bir kaç ay içerisinde bu küçük yaralar tamamen iyileşip hiç iz kalmamaktadır.

Varislerin çıkartılmasındaki yeni bir gelişme ise çıkartılacak olan varislerin belirlenmesindeki yenilikleridir. Klasik olarak hasta ayakta iken görünen varisler üzerinden bir kalem ile işaretlenir ve sonrada ameliyatla çıkartılır. Ancak bu işaretleme işlemi sadece görünebilen varisleri kapsadığı için, henüz görünmeyen ve ancak sıcak havalarda görülebilen ve varisli damarın devamı şeklind olan varisler sıklıkla işaretlenmez ve çıkartılmazlar. Bu durum ameliyattan sonra tekrar varis oluşumunun önemli nednelerinden birisidir. Yeni bir teknoloji olan Veinlite yadınlatma tekniği ile derinin altındaki bütün damarlar görülebilmektedir. Bu sadeye varisin devamı niteliğindeki damarlar rahatlıkla belirlenip, işaretlenebilmektedirler. Bu yöntemle gözle görünmeyen damarlar rahtlıkla bulunup, çıkartılabilmekte ve böyle ameliyat sonrası tekrar varis oluşumu önemli oranda azaltılabilmektedir. Aynı yöntem köpük skleroterapisinde de kullanılabilmektedir.

Güncel varis ameliyatı: Varise neden olan yetmezlikli safen toplardamarının kasık ayak bileği arasındaki bölümünün çıkartılması günümüzde büyük oranda iyileştirilmiştir. Yeni teknikte her hangi bir hafif anestezi hatta, lokal anestezi altında kasıkta çok küçük bir kesi yapılmakta ve hastalıklı damar en az kurcalama ile bulunup, kesilip, damar cerrahisi tekniklerine uygun bir şekilde dikilmektedir. Daha sonra hemen üzerinde yer alan kas kılıfı bu bölümün üzerine dikilmektedir. Bu işlem burada yıllar sonra nüks varis gelişimini engellemektedir. Bunun yanısıra ayak bileği yerine diz hizasında 1 cm lik bir kesiden hastalıklı damar bulunup aşağısı bağlanıp kesilmekte ve içeriye tel ilerletilerek tel ucunu kalınlatan bir aparat takılmadan damarın kasıktaki ucuna bağlanmaktadır. İnvajinasyon yöntemi adı verilen bu yöntemde, daha sonra tel diz hizasındaki kesiden aşağı doğru çekilirken damar kendi içine kıvrılarak çıkartılmaktadır. Bu yöntem klasik yöntemde olduğu üzere damarı akordion gibi katlanarak çıkarmaya göre daha avantajlıdır. Küçük kesiler iz bırakmayan ve almayı gerektirmeyen özel dikiş yöntemleri ile kaplatılmaktadır. Bu şekilde damarın çıkartıldığı alanda daha az kanama olmakta, diğer dokular daha az zarar görmekte ve iyileşme daha kolay olmaktadır.

 
 
 
Ateroskleroz(Damar Sertliği)
Bacakların Atardamar Hastalığı
Buerger Hastalığı
Diyabetik Damar Hastalığı
Kol Damarlarının Hastalıkları
Subklavian Hastalığı
El Parmaklarının Damar Hastalıkları
Abdominal Aorta Anevrizmaları
Suprarenal Anevrizmalar
Torasik Aorta Anevrizmaları
Barsak Damar Anevrizmaları
Periferik Anevrizmalar
Karotis (Şahdamar) Hastalığı
Ani Atardamar Tıkanıklığı
Böbrek Damarlarının Hastalığı (Renovasküler)
Barsak Damarlarının Tıkanıklığı
Varis
Kronik Venöz Yetmezlik
Derin Ven Trombozu
Toplardamar Tıkanıklıkları
Tromboflebit
Doğuştan Damar Anomalileri
Lenfödem
 
 
 
Anjioplasti ve stentleme
Aterektomi
Bypass
Yürümekle Gelen Ağrı (Kladikasyo) Tedavisi
Amputasyon
Endovasküler anevrizma onarımı
Karotis Stentleme
Karotis Endarterektomi Ameliyatı
Trombolitik Tedavi (Pıhtının eritilmesi)
Diyaliz Fistül Ameliyatı
Toplardamar Tıkanıklıklarının Açılması
Varis Ameliyatı
Varis Ameliyatındaki Yenilikler
Variste Lazer Tedavisi
Variste Radyofrekans (RF) Yöntemi
Skleroterapi (Varislere iğne tedavisi)
Köpük Skleroterapisi
Termokoagulasyon
Vena Kava Filtreleri
Embolizasyon
 
 

Sık sorulan sorular

© 2010 Prof.Dr. Cüneyt Köksoy, Tüm Hakları Saklıdır. Bu siteye giriş yapmanız ve sayfaları ziyaret etmeniz kuralları kabul ettiğiniz anlamına gelmektedir.
Diğer yasal uyarılar için buraya tıklayınız.

Dr. Cüneyt Köksoy
Adr: Tunalı Hilmi Caddesi, Çelikler İşmerkezi, No 91/109 06700 Kavaklıdere, Ankara
Rezervasyon Tel:
(312) 468 1419 Faks: (312) 468 1420