Şeker Hastalığında Ayak Yarası Bakımı

Şeker Hastalığı Ayak Yarası Nedir?

Sistemik bir hastalık olan şeker hastalığı tıp literatüründe Diyabet olarak tanımlanmaktadır. Şeker hastalığı, kişinin genel sağlık durumunu etkilemekle birlikte birçok ciddi şikayete yol açarak hastanın yaşam kalitesini de önemli derecede düşürmektedir. Kronik bir hastalık olan diyabet probleminin mutlaka hastaya uygun tedavi yöntemleri ile kontrol altına alınması gerekmektedir. 

Şeker hastalığı bulunan hastaların yaklaşık 'inde yaşamlarının bir dönemlerinde ayak tabanlarında şeker yaralarının açıldığı tespit edilmiştir.  Bununla birlikte şeker yarası bulunan hastaların %6'sı oluşan yaranın enfeksiyona maruz kalması ve benzeri nedenler ile hastaneye yatırılmaktadır. 

Son yıllarda şeker hastalığı nedeni ile birçok hastada bacak kesilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Amputasyon olarak adlandırılan bu durum; şeker yarası oluşan hastaların yaklaşık %24'ünde uygulanmaktadır. Bu nedenle şeker hastalığının kontrol altına alınmasının yanı sıra şeker yaraarının nitelikli bir şekilde tedavi edilmesi de hastanın genel sağlık durumunun korunmasında büyük önem taşımaktadır. Aksi halde şeker yaraları hayati önem taşıyabilmektedir. 

Kimlerde Ayak Yarası Gelişir?

Şeker hastalığı bulunan kişilerin birçoğunda ayaklarda ve ayak bileklerinde yara açılmaları yaşanabilmektedir. Özellikle ileri yaşlardaki erkek hastalarda, inüslin kullanan hastalarda ve şeker hastalığı sonucunda böbrek, göz ve kalp hastalıkları yaşayan hastalarda şeker yarası oluşum riski daha fazladır. Bunlarla birlikte alkol ve sigara tüketen hastalarda da şeker yarası oluşum riski bulunmaktadır. 

Şeker Hastalarında Ayak Yarası Nasıl oluşur?

Şeker hastalığı bulunan hastaların sinirleri uzun süreçte zarar görmektedir. Yüksek kan şekerinin açığa çıkardığı bu problem nöropati olarak tanımlanmakta ve bunun sonucunda ayakta dokunma hissinde azalmakta ve kaybolmaktadır. Bu nedenle ayaklarındaki ağrı ve acı hissedilmemektedir. Şeker yarası ise uzun süreçte birden fazla durumun açığa çıkması sonucunda oluşmaktadır. Ayakta duyunun  azalmasının yanı sıra dolaşım bozukluğu yaşanması, ayakta şekil bozukluklarının bulunması ve ayaklarda aynı bölgelerde tekrarlayan tahrişlerin yaşanması şeker yarasının açılmasına neden olmaktadır. 

Şeker hastalarının büyük çoğunluğunda ayağa ulaşan damarlarda damar tıkanıklıkları bulunmaktadır. Damar tıkanıklığının yanı sıra şeker hastalığının da etkisi ile ayaklarda açılan yaraların kendiliğinden iyileşme oldukça zor olmaktadır. Bununla birlikte uzun süre açık kalan yaralarda enfeksiyon oluşumu gözlemlenmekte ve bu durum iyileşme sürecini çok dahaz zorlu bir hale sokmaktadır. 

Şeker hastalığı; görme problemlerine de yol açmaktadır. Bu nedenle diyabet nedeni ile açılan yaraları hastaların fark etmesi uzun sürmektedir. Bu durumda ise şeker yaralarının tedavisi için çoğunlukla geç kalınmaktadır. 

Niçin Yara Tedavi Edilmelidir?

Şeker yarası oluşumu sonrasında ayak bakımının profesyonel bir şekilde uzman kontrolünde sağlanması gerekmektedir. Bu süreci podiatri uzmanları yürütmektedir. Enfeksiyon oluşumunun engellenmesinin yanı sıra ayak bakımı amputasyon işleminin de engellenmesini sağlamaktadır. 

Gerek hastanın yaşam kalitesinin yükselmesi gerekse de ayak fonksiyonunun sağlıklı bir şekilde sürdürülmesini sağlamak amacı ile şeker yarasının mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir. 

Şeker Hastalarında Ayak Yarası Nasıl Tedavi Edilir?

Şeker hastalarının pek çoğunda görülen ayak yarası probleminde tedavi sürecindeki temel amaç yaranın kısa sürede iyileşmesinin sağlanmasıdır. Erken dönemde şeker yarasının iyileştirilmesi; enfeskyion oluşumunun önüne geçebileceği gibi gangren gibi problemlerin de oluşumunu engelleyebilecek niteliktedir. Şeker yarasının tedavi sürecinde gerekli olan bazı koşullar bulunmaktadır. Bunlar aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir; 

  • Enfeksiyonun engellenmesi ve tedavi edilmesi
  • Yara bölgelerinde baskı ve ağırlığın önüne geçilmesi ve engellenmesi
  • Ölü dokuların temizlenmesi (debridman), Depridman uygulaması ile ölü dokuların temizlenmesi
  • Uygun pansuman ve bakım yapılması, Nitelikli bakım ve pansumunan uygulanması
  • Kan şekerinin kontrol altında tutulması
  • Dolaşım bozukluğu problemlerinin tedavisi 

Şeker yaralarının tamamı enfekte olmayabilmektedir. Enfeksiyon durumunun olup olmadığı nitelikli bir tanı süreci ile belirlenmesi ve nitelikli bir şekilde tedavi planlamasının yapılması gerekmektedir. 

  • Kan şekerinin kontrol altına alınması
  • Yaranın sterilizasyonunun tamamlanması
  • Yaranın nitelikli bir şekilde pansumanının uygulanması
  • Ayaklar çıplakken yürünmemesi

Yara olan bacağın üzerine aşırı yük bindirilmemeli ve bu bölge baslı altında tutulmamalıdır. Aynı zamanda özel olarak tasarlanan ayakkabılar ile yaranın büyümesi enfekte olması engellenebilmektedir. Kısacası yaranın herhangi bir materyal ile temasından kaçınılmalıdır. 

Yara bakımı için son yıllarda çeşitli ürünler geliştirilmiştir. Bu ürünler arasında en sık tercih edileni izotonik sodyum klorür içeren steril tuzlu sudur. Bu ürünlerin reçeteye uygun bir şekilde doktor kontrolünde kullanılması önerilmektedir. Aynı zamanda kapalı ve nemli ortamlarda saklanması da gerekmektedir. Şeker yarasının bakımı uzman doktorlar tarafından yapılmalıdır. 

Kan Şekerinin Kontrolü

Şeker yaralarının iyileşmesi ve yeni yaralar açığa çıkmaması için kan şekerinin kontrol altına alınması gerekmektedir. Kan şekeri endokrinoloji uzmanları tarafından tedavi süreçleri ile kontrol altında tutulabilmektedir. 

Cerrahi Tedavi Seçenekleri

Enfeksiyona maruz kalmamış birçok yara cerrahi uygulamalara ihtiyaç duyulmadan tedavi edilebilmektedir. Ancak tüm cerrahi dışı yöntemlerin uygulanmasına rağmen yarada iyileşme gözlemlenmiyorsa cerrahi işlem uygulanması gerekebilmektedir. Cerrahi tedavi yönteminde yaranın iyileşmesine engel olan dokular ve kemikler çıkarılmakta, bölge enfeksiyondan arındırılmakta ve deformasyonların pdüzeltilerek deri parçaları kullanılarak yaranın kapatılması işlemleri gerçekleştirilmektedir. 

İyileşmeye Etkiyen Faktörler

Yara iyileşme sürecinde pek çok faktör etkili olmaktadır. Bunlar; yaranın kapladığı alan ve ne kadar derin olduğu ile yaranın bulunduğu konumdur. Aynı zamanda yaranın iyileşme sürecinde yara bölgesinde dolaşım bozukluğu olup olmadığı, hastanın kan şekeri oranı da büyük önem taşımaktadır. 

Yara Oluşumu Nasıl Engellenebilir?

Şeker hastalarının özellikle ayak ve bacak bölgelerini yara açılmalarına karşı ve travmatik olaylara karşı maksimum derecede koruması gerekmektedir. Bu süreç oldukça basit ve ucuz yöntemler ile uygulanabilmektedir. 

Şeker hastalarının çoğunda yaşanan yara açılmalarında risk faktörleri aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir; 

  • Dolaşım bozukluğu yaşanması
  • Ayak hijyeninin sağlanamaması
  • Ayakta şekil bozukluğu olması
  • Nöropatik durum yaşanması
  • Kan şekerinin kontrol altında tutulamaması
  • Yanlış ayakkabı ve çoraplar tercih edilmesi

Yara açılması riskine karşın hasta alkol ve sigara tüketmemeli, doğru ve sağlıklı ayakkabılar ve çoraplar tercih etmelidir. Aynı zamanda kan şekerinin ve kötü kolesterol oranının da kontrol altında tutularak tedavi edilmesi büyük önem taşımaktadır. Doktor kontrollerinin aksatılmaması ve herhangi bir problem yaşandığında doğru ve nitelikli şekilde müdahale edilmesi de şeker yaralarının oluşmasının önüne geçilmesinde etkili rol oynamaktadır. 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Ankara Damar Cerrahisi

Kalp ve damar hastalıkları; günümüzde pek çok insanın yaşadığı ciddi problemler arasındadır.

Devamını Oku
Damar Hastalıkları ve Risk Faktörleri

Damar hastalığının nasıl geliştiği halen tam olarak anlaşılabilmiş değildir, ancak bir kez meydana geldiğinde onu tersine çevirmek ve tamamen durdurmak olanaksızdır.

Devamını Oku
Varis Nedir?

Bu problem çoğunluklukla bacaklarda deri altında mor ve yeşil renkte damarların görülmesine neden olmaktadır.

Devamını Oku