Bacaklarımızdaki kirli kanı kalbe taşıyan ana ve derinde bulunan toplardamarlara derin ven (toplardamar) denir. Bu derin damarlara kasık ve diz arkasından dahil olup, deri ve deri altının kanını taşıyan toplardamarlar yüzeyel toplardamarlar olarak bilinir. Yüzeyel damardan ayak bileği ile kasık arasında yer alan büyük safen damarı, bilek ile dizarkası arasında yer alan damar ise küçük safen toplardamarı olarak isimlendirilir.
Tüm bu damarlarda akım aşağıdan yukarıya doğrudur. Bu damarlarda kanın aşağıdan yukarıya gidip geri aşağı dökülmemesini sağlayan mekanizma ise tek yöne açılan kapaklardır. Bu kapaklar bozulduğunda yani giden kan yukarıdan aşağıya dökülüp, bacaklarda birikmeye başladığında bu damarlara bağlanan yan damarlar tersten şişer ve dışarıdan görülebilecek şekilde deri altında damar genişlemeleri ortaya çıkar. İşte bu durum varis olarak bilinir. Yüzeyel toplardamarlardaki kapakların bozulması ile ortaya çıkan durum dünya tıp literatüründe sadece yüzeyel toplardamar yetmezliği yada varis olarak isimlendirilmesine karşın ülkemizde dış varis olarak ifade edilmektedir. Tıbbi kaynaklarda dış varis diye bir ifade yoktur.
Niçin dış varis yada daha doğru bir ifade ile varis gelişir ? Bunun en önemli nedeni kalıtım yani genetiktir. Çoğu varisli hastanın aile ve yakın akrabalarında da varis bulunur. Ancak genetik tek başına yeterli değildir. Bunun dışında gebelik, hormone kullanımı, şişmanlık, uzun süre ayakta kalmayı gerektiren meslekler (hemşireler, öğretmenler, market ve bazı fabrika çalışanları) varis gelişimi için risk taşıyan durumlardır.