Prof. Dr. Cüneyt Köksoy

Köpük Tedavisi

Varislerin  kaynağı kaçak (reflü) olan safen venin ve varislerin tedavisinde yıllardır kullanılmakta olan bir diğer alternatif tedavi yöntemi köpük tedavisidir. Bu uygulamada varislerin skleroterapisinde klasik olarak kullanılan bir ilaç uçlarından birbirine tutturulmuş iki enjektör aracılığı ile havayla karıştırılıp köpük haline getirilerek damara enjekte edilir. Köpük tedavisinin klasik sıvı skleroterapisine göre birkaç üstünlüğü vardır. Diğer tedavilere göre hastayı kısıtlamaz. Hasta hemen kalkıp yürüyebilir ve ağrı acı hissetmez.


  • İlaç varisli damar içerisinde damar duvarı ile daha uzun süre temas ederek daha etkin bir tedavi sağlar.
  • Ayrıca aynı damarı sıvı ilaçla tedavi etmeye göre daha az ilaç kullanıldığı için daha güvenilirdir.
  •  
  • Genel olarak köpük tedavisi daha etkilidir.

Köpük varisli damarın içerisine ince bir iğne ile enjekte edildikten sonra bacak sarılır ve sargılar bir kaç gün sonra çıkarılıp 1-4 hafta süreyle varis çorabı kullanılır.

 

 

 

Köpük tedavisinin kullanım alanları:

  • Varislere nedeni olan kaçak yada reflü yapan safen toplardamarının kapatılarak tedavisi. Bu aynı lazer yada radyofrekanstaki gibi damarın kapatılarak varisin etkeninin ortadan kaldırılmasıdır. Ancak kapanan damarın tekrar açılıp, sonraki yıllarda varis oluşumu diğer tedavilere göre biraz daha  yüksektir.
  • Bacaktaki hemen her türdeki varisler, kılcal varisler ve büyük varisler
  • Ameliyattan sonra kalan varisler
  • Varis tedavisinden sonra tekrar oluşan varisler   
  • Reflü gösteren ve varis yada yara oluşumuna yol açan perforan toplardamarlar

Varisli damarın büyüklüğü arttıkça başarı şansı azalırken, yan etkiler artabilir. Bu nedenle özellikle çapı 1 cm den büyük varislerde kullanımı genelde tavsiye edilmez.

 

Hazırlık:

Çoğu kez özel bir hazırlık gerekmez. Önceden yapılacak olan bir renkli Doppler ultrasonografi ile varis ve varise neden olan damarlar belirlenir. Tedavi sonrası kullanılmak üzere hastaya uygun bir varis çorabı hazırlanır.

Yöntem:

1.Varisin kaynağının tedavisi:

Varise ve varise neden olan hastalıklı damarı (safen toplardamarı) ultrasonografi ile görerek  bu damar içine bir iğne yada kateter (plastik ince bir hortum) yerleştirilir. İhtiyaç halinde iğnenin gireceği alana uyuşturmak için lokal anestezi yapılabilir. Daha sonra bu yerleştirilmiş olan kateterden köpük haline getirilmiş olan ilaç varisli damarın içine verilerek damar köpük ile doldurulur. Bu tedavi ultrasonla bakılarak yapıldığında çok daha güvenilir ve başarılıdır. Aynı seansta varisli damarların içerisine de ince iğnelerle girilerek köpük verilebilir. Sonra kateter çekilip, bacak elastik bandajlarlar sarılır.

Köpük tedavisinin bir çok uygulama tekniği vardır. Varise neden olan safen damarının yetmezliğinde köpük skeleroterapisinin başarının nispeten düşük olması nedeniyle  safen damarın derin damara döküldüğü en yukarıdaki bölümünün ameliyat ile bağlanıp damarın diğer bölümünün ve varislerin köpük skeloterapisi ile tedavisi şeklinde her iki yöntemin birlikte kullanılması bir çok açıdan bu yöntemlerin tek başına kullanımından üstündür. Bu tedavi tamamen lokal anestezi altında yapılabilir. Lokal anestezi ile aynı klasik ameliyatta olduğu gibi kasıkta safen damarı bulunup femoral damara girdiği yerden bağlanır. Bu kesi estetik dikişlerle kapatılıp, diz yada ayak bileği Hizasından safen toplardamarının alt bölümü yine lokal anestezi ile açılarak yada hiç açılmadan ultrason altında bir kateter yerleştirilir. Kasığa kadar ilerletilmiş olan bu kateterden köpük haline getirilmiş olan ilaç bir yandan verilirken bir yandan da kateter çekilip çıkartılır. Böylece en yukarı bölümü cerrahi olarak kapatılmış olan damarın içi köpük ile doldurulmuş olur. Daha sonra bacağa bandajlar uygulanarak işlem sona erdirilir.  Benzer bir amaç için lazerde kullanılabilir. Damarın en yukarı bölümü lazerle daha aşağı bölümü ise köpük ile kapatılır.

2. Varislerin köpük ile tedavisi:

Çok daha yaygın kullanılan köpük tedavisi doğrudan varislerin içine köpüğün verilmesidir. Kılcal varisler, retiküler (orta boy) varisler ve büyük varisler köpük ile rahatlıkla tedavi edilebilir. Önce hasta ayakta dururken tedavi yapılacak olan damarlar çıplak gözle yada ultrason veya özel ışık kaynağı ile işaretlenir. Daha sonra hasta yatırılıp, bacağı hafif yukarı kaldırıldıktan sonra damara göre uygun iğne seçilerek damarların içinde teker teker, yada birden çok varise giden damar içine girilir. Damar içinde olunduğundan emin olunup, köpük damara verilir ve bir süre elle baskı uygulanıp sonrasında bacağa elastik bandaj sarılıp yada varis çorabı geçirilip, baskıya devam edilirken tedavi aşama aşama yukarıya doğru ilerletilir. Tedavi tamamlandığında çorap yada sargı yukarıya kadar uzatılıp işlem tamamlanır.

 

 

 

 

 

İşlem sonrası:

Tedaviyi takiben hastanın kalkıp yarım saat yürümesi istenir. Hasta günlük işlerine bacağında varis çorabı yada sargı olduğu halde devam edebilir. Bir kaç gün sonra sargı yada çorap çıkartılır ve 1-4 hafta süreyle varis çorabı kullanılır.  Çorap yada sargı kullanılmadığında köpük olan damarların içinde pıhtı gelişebilir. Bu durumda kızarıklık, morluk, ağrı ve sertlik olup iyileşmesi zaman alabilir.

Avantajları:

  • Köpük tedavisi varis için yapılan tedaviler içinde hasta için en az rahatsızlık oluşturan tedavidir.
  • Anestezi gerektirmeden basit bir enjeksiyon ile birkaç dakika içinde varisin tedavi sürecini başlatır.Ancak iyileşme süreci zaman alabilir.
  • Cerrahi kesi gerekmez 
  • Anestezi gerekmez.
  • Ameliyata göre daha az ağrı, morluk, şişme, uyuşma olur.
  • Hastanede yapılması gerekmez
  • Hastalar hemen kalkıp, günlük işlerine devam edebilirler

 

 

 

 

 

 

Yan Etkileri:

Köpük tedavisine bağlı yan etkiler genelde azdır ancak başlıca yan etkiler şunlardır:

  • İlaç uygulanan damarda pıhtı oluşumu: Bu tehlikeli bir sorun değildir. Sadece tedavi yapılan damarın hassas olmasına ve bir süre deride renk değişikliğine sebep olabilir. Oluştuğunda bir sonraki kontrolde iğne ile boşaltılabilir.
  • Derin damarlarda pıhtı oluşumu (bkz. DVT), Nadiren ilacın ana damarlara ilerleyip orada beklemesi sonucu oluşur. Bu nedenle ilacın damarlardan bir an önce uzaklaştırılması için hastanın hemen bir süre yürümesi istenir.
  • Kullanılan ilacın enjeksiyon sırasında damar dışına kaçması sonrası deride renk değişikliği: Köpük tedavisinde çok daha az görülmektedir.
  • Bazen deride yara, morarma, alerji ve ağrı.
  • Nadiren  köpükteki havanın dolaşım ile beyine gidip felç oluşturması: Köpükle verilen havanın dolaşıma karışıp, şayet kalpte delik varsa atardamar dolaşımı ile beyine ulaşması sonucu ortaya çıkan ve çok nadir görülen bir sorundur.

 

 

 

© Copyright 2016 - Cüneyt KÖKSOY