Prof. Dr. Cüneyt Köksoy

May-Thurner sendromu (Toplardamar sıkışması)

May-Thurner sendromu nedir?

İliak toplardamarın sıkışması olarak bilinen ve ilk tanımlayanların isimleri ile May-Thurner sendromu genel olarak sol iliak toplardamarın üzerinden atlayan sağ iliak atardamar tarafından sıkıştırılmasıdır. Genel olarak sol bacağın toplardamarları karında yukarıya doğru ilerlerken sağ tarafa geçip vücudun en büyük toplardamarı olan vena kava inferiyora bağlanır. Bu arada karının sol tarafında yer alan vücudun en büyük atardamarından sağ bacağa giden atardamar ayrılır. Bazı kişilerde sağa ilerleyen atardamar altından geçen ve sol bacağın kanını taşıyan toplardamarla çaprazlaştıkları noktada sıkıştırır. Bu nedenle May-Thurner sendromu sıklıkla solda olur ve sol bacağın toplardamar dolaşımını etkileyerek yada sol bacak toplardamarlarında pıhtıya neden olarak sorunlara yol açar. Sol bacağında derin ven trombozu (pıhtı) olan hastaların yarıya yakınında May-Thurner sendromu vardır. Klasik senaryo yukarıdaki gibi olmakla beraber, bazen sağ iliak toplardamarın sağ atardamar tarafından yada sol iliak toplardamarın, sol iliak atardamar tarafından sıkıştırıldığı olgularda vardır.

May-Thurner sendromu nasıl gelişir:

Genel olarak doğuştan olan bir durumdur. Toplardamarın üzerinden geçen atardamar tarafından sıkıştırılıp, her nabızda tekrarlayan mikrotravma toplardamara hasar verip, damar içinde darlıklar ve bantlar oluşturmaya başlar. Bu durum bazen sol bacak toplardamar dolaşımını etkilemeye sol bacakta morluk, şişlik, ağrı ve varisler gibi kronik şikayetlere neden olabilir. Bazen hiç bir belirti vermeden günün birinde damarın içinde pıhtı (DVT) oluşumu ile sonuçlanır. Bazı kişilerde darlık hayat boyu bir soruna neden olmadan da bulunabilir.

Kimlerde May-Thurner sendromu görülür:

En sık 20-40 yaşlarındaki bayanlarda olmakla beraber, bu yaşlarda pıhtı geçirmiş olan hastaların ileri yaşlarındaki toplardamar tıkanıklıklarının devamında da May Thurner sendromu sorumludur.

May-Thurner sendromu belirtileri:

May-Thurner sendromu toplumda yaygındır ve genelde belirti vermez. Ancak bazı kişilerde sol bacakta morluk, şişlik, ağrı ve varisler oluşabilir. Ancak pıhtı oluştuğunda bacakta ani başlayan ağrı, şişlik, morluk ve yürümede zorlukla kendini belli eden DVT ortaya çıkabilir.

Tanı: Doppler ultrason, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme hem sıkışmayı hem de varsa pıhtıyı gösterdiği için tanıda güvenilir yöntemlerdir. Daha ileri tanı yöntemleri toplardamarların anjiosu olan venografi toplardamar akımındaki engellenmeyi gösterir ancak sıkışmayı net olarak tanımlayamaz. Damar içinin ultrason incelemesi (IVUS) genel olarak en doğru değerlendirmeyi sağlar.

May-Thurner sendromu tedavisi:

May-Thurner sendromunda tedavi hastanın şikayetlerinin olup olmadığına, pıhtı olup olmadığına bağlıdır. Eğer şikayet ve pıhtı yok ise ve bu durum tesadüfen saptanmış ise, hasta pıhtı olasılığına karşı bilgilendirilir ve pıhtı riskinin yüksek olduğu diğer durumlar (ameliyatlar, hormon tedavisi, gebelik, v.b.) varlığında pıhtı oluşumunu engelleyici önlemler alınması konusunda uyarılır.

Eğer toplardamar atardamar tarafından çok fazla sıkıştırılmış ise toplardamarda ve bacakta pıhtı (derin ven trombozu) gelişebilir. Böyle durumda pıhtının oluşur oluşmaz ortadan kaldırılması gereklidir. Pıhtının ortadan kaldırılmasında damar içerisine özel bir kateter yerleştirilerek doğrudan pıhtıya pıhtı eritici ilaç verilebilir. Bu yöntemle pıhtının eritilmesi bir kaç gün sürebilir. Bazen pıhtı eritme işlemi pıhtıyı parçalayan özel kateter yada cihazlar ile bir kaç saat içinde tamamlanabilir.

Eğer damarın sıkışması hastanın hemen her gün hissettiği şikayetlere neden oluyor ise, pıhtı (DVT) oluşmuş bir ve pıhtı eritici tedavi yapılan bir hastada May-Thurner sendromu belirlenmiş ise, yada pıhtıdan yıllar sonra hastanın bacağında şikayetler halen devam ediyor iken May-Thurner sendromu ile ilişkili damarlarda tıkanıklık saptanmış ise tedavi gerekir. Günümüzde May-Thurner sendromunun tedavisi toplardamar içine stent yerleştirilmesidir. Genellikle balon yapılıp damar ve sıkışma genişletildikten sonra geniş bir stent yerleştirilir. Bu girişim bir ameliyat değildir. Lokal anestezi altında kasıktan ilerletilen bir kateter ile dar olan damar bölümü geçilip, önce balon ile darlık genişletilir. Daha sonra genişlemenin kalıcı olabilmesi için bir stent yerleştirilir. Gerekirse bir kez daha balon yapılır ve kateterler çıkartılır. Stent kalıcı olarak yerinde kalır ve ameliyat hariç çıkartılamaz. May-Thurner sendromunda en etkin ve güncel tedavi stent yerleştirilmesidir. Ancak bu şekilde daralmış ve sıkıştırılmış toplardamar açık tutulabilir.

Tedavi sonrası ne olur?

Hastaların şikayetlerinde çok büyük oranda rahatlama olur. Stent sonrası erken dönemde hastaların bir süre kanı inceltici ilaç kullanmaları gerekir.

Stentlemenin riskleri nelerdir?

May-Thurner sendromunda stentleme sonuçları çok iyidir. Stentin 5 yıl boyunca açık kalma şansı %74-80 dir. Damarın tam tıkanmış olduğu hastalarda açık kalma şansı düşer. Bu nedenle stentlemenin en büyük yan etkisi stentin tıkanmasıdır. Bu oran yukarda ifade edildiği gibi 5 yıl için %20-26 dır. Ancak bu rakam bile stent yerleştirilen her hangi bir damardan daha iyidir. Daha az sıklıkla görülen diğer riskler ise stentin kırılması, hareket etmesi, stent yerleştirilen damar çevresinde kanama ve stentte daralma olmasıdır. Stentte daralma belirlendiğinde tekrar girişim gerekebilir.

© Copyright 2016 - Cüneyt KÖKSOY