Tunalı Hilmi Caddesi Çelikler İşmerkezi No 91/109 Kavaklıdere, 06680 Çankaya/Ankara
0(312) 468 1419

Bize Ulaşın

Radyofrekans ile ilgili Sıkça Sorulan Sorular

Radyofrekans yüksek frekanslı radyodalgalarını damarın içine yerleştirilmiş olan bir kateter yada kabloya göndererek damarın yüksek ısı ile içerden yakılarak kapatılmasıdır.

Radyofrekans ile varis tedavisinde genel anestezi yerine sadece o bölüme lokal anestezi adı verilen ilaç enjeksiyonu yapılır. Bu enjeksiyon sırasında biraz ağrı olabilir. Bunun dışında eğer enjeksiyonlar uygun bir şekilde yapılmış ise işlem sırasında ağrı olmaz.

Radyofrekans yada closurefast yönteminde genel anestezi olmadan yapılabilen daha az rahatsızlık oluşturan bir girişimdir. Hastalar daha kısa sürede iyileşip normal hayatlarına geri dönebilirler. İşlem sonrası daha az ağrı, morarma ve komplikasyon görülür.

Yeni kateter sistemi ile işlem süresi çok kısalmıştır. Kırk santimetre uzunluğundaki bir safen toplardamarının tedavisi sadece 2-3 dakikadır. Ancak aneztezi ve işlem sonrası sargı v.b. tedaviye eklendiğinde toplam süre 20-40 dakikadır.

Belkide radyofrekans yönteminin en önemli avantajlarından birisi iyileşme süresinin çok kısa oluşudur. Genelde hastalar günlük yaşamlarına o gün veya ertesi gün dönebilirler. Hastaların hastanede yatmaları gerekmediği için o gün yada ertesi gün işlerini yapabilir durumda olurlar. Özellikle hastaların tedavi sonrası yürümeleri teşvik edilir. Genelde ertesi gün işbaşı yapabilirler. Ağır işler ve egzersiz için 5-7 gün beklenmesi daha uygundur.

Çoğu kez tedavi sonrası 1-2 hafta içinde şikayetlerde belirgin düzelme olur. Kozmetik anlamda düzelme haftalar alabilir.

Safen toplardamarında yetmezliğe bağlı varis yada venöz yetmezliği olan her yaştaki hastalar için uygundur. Derideki kılcal damar çatlamalarının tedavisinde kullanılmaz. Gebelikte kullanımının ne ölçüde güvenli olduğu bilinmediği için, önerilmez.

Radyofrekans için yapılmış olan çalışmaların sonuçlarına göre yöntem varis ve venöz yetmezlik nedeni olan safen toplardamarını kapatmada %90-98 oranında başarılıdır. Başarısız olan durumlarda cihaz yada tedaviyi yapan doktorun deneyim sorunu vardır. İki yıl içinde hastaların %5-10 unda toplardamarın bir bölümü tekrar açılabilmektedir.

Damar büzüşür ve bir süre sonra nedbe dokusu (fibrosiz) halini alıp, yıllar içinde yok olur.

Ameliyat sırasında safen toplardamarı kasık, diz ve ayak bileğinden yapılan kesilerden içine bir tel sokulup, sonrada çekilmesi ile çıkarılırken, radyofrekansta ise diz yada ayak bileği hizasından kesi yapmadan ultrason altında kateterin safen toplardamarına yerleştirilip, sonrada radyofrekans enerjisi ile tahrip edilir. Bu sayede daha az iz, ağrı ve rahatsızlık olur. Hastalar ameliyata göre çok daha kısa süre içinde işlerine yada normal hayatlarına dönebilirler.