Prof. Dr. Cüneyt Köksoy

Skleroterapi İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Skleroterapi reaksiyon sonucu damarın tıkanmasına neden olan bir kimyasal maddenin toplardamarın içerisine verilmesidir.

Skleroterapi büyük varisler içinde kullanılabilir ancak başarı şansı azalır ve yan etki riski artar. En iyi sonuç deriye yakın küçük varislerde ve kılcal damar varislerinde elde edilir. Büyük varisler için çok fazla miktarda ilaç gerekir. Eğer işlem sonrası yeterince baskı uygulanmaz ise varis içinde pıhtı oluşur ve bu istenmeyen bir durumdur.

Evet. Kılcal damar varisleri için skleroterapi daha iyi bir tedavi seçeneğidir.

Hayır. Kılcal damar varislerinin bilinen bir işlevi yoktur ve ortadan kaldırılmaları da bir sorun oluşturmaz. Tedavileri için tek gerekçe kozmetik ihtiyaçtır.

Gebe ya da emziren bayanlar dışında hemen herkese skleroterapi yapılabilir. Ancak deride enfeksiyon, ateş, kontrolsüz şeker hastalığı, pıhtılaşmayı engelleyici tedavi kullananlarda ve derin ven trombozu geçirmiş kişilerde genelde skleroterapi yapılmamaktadır.

Genelde her mevsim yapılabilir. Ancak skleroterapi sonrasında birkaç hafta için deri altına olan geçici kanamalar ve morluklar nedeni ile bacaklar daha kötü görünür. Ayrıca işlem sonrası birkaç hafta için önce bandaj ve sonrasında varis çorabı giymek gerekecektir. Bu nedenlerle hastaların çoğu skleroterapiyi yaz ayları dışında tercih etmektedirler.

Aslında istediğiniz zaman yaptırabilirsiniz. Ancak skleroterapi sonrası morlukların kaybolması ve arta kalan yada gözden kaçan damarlara tekrar enjeksiyon yapılması gibi nedenlerle planladığınız tatil tarihinden en az 2-3 ay önce skleroterapiye başlanmalıdır.

Genelde kullanılan madde yoğun tuzlu su, sodium tetradecyl sulphate yada polidokanoldur. Bunların hepsi skleroze edici ajanlardır. Damar içine verilen madde damar iç yüzeyini tahriş eder ve sonunda damarı tıkayacak bir reaksiyon başlatır. Bu reaksiyon sonucunda haftalar içinde damar kaybolur.

Alerji nadir olmakla beraber gelişebilir. Alerji deride döküntü şeklinde olabileceği gibi nadiren solunum ve kalp yetmezliği şeklinde de gelişebilir.

Genelde bu kişiden kişiye fark etmekle beraber ortalama 2-4 seans gerekir. Çok fazla varisi olan kişilerde daha çok tedavi gerekir. Az sayıda varis var ise 1-2 seans yeterlidir.

Genelde her seans 20-30 dk sürer. Her seansta 10-15 kılcal damar varisine enjeksiyon yapılır. Enjeksiyon yerine steril bir gazlı bez konulup, bacak ayak parmaklarından başlanarak sarılır. Bandajlar 2-3 gün bacakta kalır ve hasta tekrar doktora gelir.

Özel bir hazırlık yoktur. Ancak bir gün önceden itibaren sigara içmemeniz ve aspirin kullanmamanız tavsiye edilir. Kullanmakta olduğunuz diğer ilaçlar konusunda doktorunuzu bilgilendirmeniz önerilir. Skleroterapiye gelirken bacaklarınız için rahat giysiler giymeniz ve biraz daha bol ayakkabı yada terlik/sandalet kullanmanız daha iyi olur.

Her enjeksiyonda hafif bir acı olacaktır. Yanma hissi enjeksiyondan sonra birkaç saniye devam eder. Çoğu kez hastalar bu acıyı her hangi bir özel tedavi yapmadan tolere edebilirler. Hastaların çoğu işlem sonrası beklediklerinden daha az acı duydukarını ifade ederler.

Belirlenen varis içine uygun bir iğne ile girilerek, gereken doz ve miktarda ilaç verilir. Daha sonra varis üzerine baskı uygulayacak şekilde sargı sarılır ve birkaç gün sonra varis çorabına geçilir. Eğer varisin kaynağını oluşturan damar derinde ise ultrasonografi yada özel ışık kaynakları ile damar belirlenerek enjeksiyon yapılır.

Skleroterapide kullanılan ilacın belirli bir oranda hava ile karıştırılması ile elde edilen köpük damar içine verildiğinde daha daha az dozda ilaç ile daha az yan etki ve daha yüksek başarı sağlanmaktadır.

Hafif ağrınız olabilecektir. Bu nedenle evdeki herhangi bir ağrı kesiciyi kullanabilirsiniz. Enjeksiyon yapılan yerde bir kaç gün için morluk ve şişlik olacaktır. Buz torbası koymanız bunları hafifletir. Morluklar bir kaç hafta içinde tamamen kaybolur. Yürürken bir sorun olmaz.

Skleroterapinin sık karşılaşılan yan etkilerinden birisi ilaç verilen damarın üzerindeki derinin renginin koyulaşmasıdır. Bunun nedeni kanın damar dışına çıkması sonucu kahverengi bir iz oluşur. Genel olarak bu iz 6-12 ayda kaybolur.

Nadirde olsa ilaç ciltaltına kaçarsa ve deri ince ise deride bir delik ve yara oluşabilir. Yara birkaç haftada kapanabilir ama iz kalması olasıdır.

Skleroperapide ilaç masum damarlara doğal olarak gider. Ancak yoğunluğu çok azaldığı için çoğu kez bir sorun oluşturmaz. Ama nadiren hedeflenmeyen bir damarın içinde kalırsa damarda pıhtı oluşturur. Özellikle ilaç enjekte edildikten sonra yeterince baskı oluşturulamamış ise iç yüzü tahrip olmuş olan damarda pıhtı gelişebilir. Bu yüzeyel damarlardan birinde olduğunda tromboflebit, derin damarlarda olduğunda ise derin ven trombozu olarak adlandırılır. Ancak bu durum çok nadir görülür.

Skleroterapinin yan etkilerinden biri olan damar içinde pıhtı yani flebit bu şekilde belirti verir. Skleroterapinin amacı damarı pıhtı oluşturmadan tıkamaktır. İşlemden sonra hastaları muayene etmek bu açıdan önemlidir. Pıhtı saptanırsa, pıhtının bir iğne yada bistüri ile damarı delerek çıkartılması belirgin rahatlama sağlar. Aksi takdirde sorun aylarca devam edebilir.

Hayır. Skleroterapi sonrası özellikle yürümeniz gereklidir. İşinize devam edebilirsiniz. Örneğin öğle arası skleroterapi yapılıp, öğleden sonra tekrar işe gidebilirsiniz. Ancak ağır spor ve hareketleri yapmamanız istenir.

Hafif ağrı ve morluklar dışında skleroterapinin belirgin bir yan etkisi yoktur. Eğer skleroterapi daha büyük varislere yapılmış ise varis içinde pıhtı oluşabilir. Varis içinde pıhtı temel olarak tromboflebit ile aynı olduğu için iyileşmesi ağrılı ve zaman alıcıdır. Bu nedenle skleroterapi sonrasında varisinde pıhtı saptanan hastalarda bu pıhtı iğne yada sivri bir bistüri ile oluşturulan deliklerden çıkartılmalıdır.

Nadirde olsa mümkündür. Eğer ilaç bir toplardamar yerine yanlışlıkla atardamara yapılırsa atardamarda tıkanıklığa ve sonuçta kol yada bacakta gangrene neden olabilir?

Özellikle kılcal damar varislerinde skleroterapinin başarısı %60-70 dir. Bu nedenle skleroterapi sonrası varislerin kaybolmaması beklenebilen bir durumdur. Böyle durumda gerekirse tedaviye bir süre ara verilip tekrar tekrar skleroterapi yapılabilir.

© Copyright 2016 - Cüneyt KÖKSOY