Tunalı Hilmi Caddesi Çelikler İşmerkezi No 91/109 Kavaklıdere, 06680 Çankaya/Ankara
0(312) 468 1419

Bize Ulaşın

Varis Ameliyatı ile ilgili Sıkça Sorulan Sorular

Günümüzde varis tedavisindeki ameliyatsız yöntemler olan lazerle varis tedavisi, radyofrekans ile varis tedavisi, yapıştırıcı yada zamk ile varis tedavisi ve köpük tedavisi büyük oranda açık varis ameliyatının yerini almıştır. Varis ameliyatı daha az ve özel durumlarda yapılmaktadır. Bunlar arasında ameliyat dışındaki yöntemlerle tedavi edilip tekrar açılmış damarlar, pıhtı nedeni ile yapısı bozulmuş damarlar ve diğer yöntemlerin teknik olarak çok uygun olmadığı durumlar sayılabilir. Buna karşın varislerin çıkartılması işlemi yani flebektomi, cildinizde çok küçük delikler (2 mm) den, yüzeysel varisli damarlarınızı nazikçe çıkarmak için uygulanan ve hastane yatışı gerektirmeyen mini bir cerrahi işlemdir. Varis ameliyatından farklı olarak, bu işlem genel anestezi, büyük kesi ve hatta hastane yatışı gerektirmez ve ayrıca ağrı çok daha az olup iyileşme kısa sürede tamamlanır. Hastane yatışı olmadan (ayaktan) varis çıkartma (flebektomi) hafif bir lokal sedasyon ile hafif bir lokal anestezi altında yapılan konforlu bir tedavidir. İşleminizden kısa bir süre sonra eve dönebilir ve normal aktivitelere devam edebilirsiniz.

Varisli damarlarınız daha fazla tedaviye ihtiyaç duyuyorsa veya komplikasyona neden oluyorsa, tedavi tipi genel sağlığınıza ve damarlarınızın büyüklüğüne, konumuna ve ciddiyetine bağlı olacaktır. Tek başına bütün varislere iyi gelen bir tedaviden ziyade bireysel bir hasta için en iyi varis tedavisi yöntemi olabilir. Kullanılan yöntemlerin varisi tedavi edebilme başarıları birbirine yakındır.Damarlarda uzmanlaşmış bir doktor size en uygun tedavi şekli hakkında tavsiyede bulunabilir.

Endotermal ablasyon

Varisli bir hasta için sunulan ilk tedavilerden biri genellikle endotermal ablasyon (yüksek ısı ile damarın yakılıp kapatılması)olacaktır. Bu, etkilenen damarları kapatmak için yüksek frekanslı radyo dalgalarından (radyofrekans ablasyonu) veya lazerlerden (endovenöz lazer tedavisi) gelen enerjiyi kullanmayı içerir. Bu yöntemler varisler ilgili en fazla tecrübenin oluştuğu varis tedavisi yöntemleridir. Hastalar aynı gün evlerine gidebilirler.

Yapıştırıcı yada zamk ile varis tedavisi:

Bu tedavide bir japon yapıştırıcısı olan siyanoakrilatın tıpta kullanılabilen bir çeşiti özel bir teknikle varise neden olan damar içine uygulanır. Bu işlem lokal anestezi ile yapılır. Birkaç dakikalık bir işlemdir. İşlemden sonra hastaların bacaklarında kızarıklık ve ağrı oluşup, birkaç haftada geriler. Aynı gün hastalar evlerine gidebilirler.

Ultrason eşliğinde köpük skleroterapisi (köpük tedavisi)

Endotermal ablasyon tedavisi sizin için uygun değilse, genellikle bunun yerine skleroterapi adı verilen bir tedavi sunulur. Bu tedavi damarlarınıza özel köpük enjekte edilmesini içerir. Köpük damarları izler ve bu da onları kapatır. Daha önce derin ven trombozu geçirdiyseniz, bu tedavi uygun olmayabilir. Enjeksiyon, doğrudan yada bir ultrason kılavuzluğunda toplardamar içine uygulanır. Aynı seansta birden fazla damarı tedavi etmek mümkündür. Ven kaybolmadan önce bir kereden fazla tedavi gerekebilir ve venin tekrar ortaya çıkma olasılığı vardır. Köpük skleroterapisi ile ortalama olarak, tedavinin 100 vakanın 84'ünde etkili olduğunu bilinmektedir.

Ameliyat

Endotermal ablasyon tedavileri ve skleroterapi sizin için uygun değilse, genellikle etkilenen damarları çıkarmak için safen damarının bağlanması ve bir tel yardımıyla sıyrılıp çıkartılmasından ibaret olan açık ameliyat (ligasyon ve stripping) uygulanır. Varisli damar cerrahisi genellikle genel anestezi altında yapılır, bu işlem sırasında bilinçsiz olacağınız anlamına gelir. Genellikle aynı gün eve gidebilirsiniz, ancak özellikle her iki bacakta da ameliyat geçiriyorsanız, hastanede bir gece kalmak bazen gerekli olabilir.

Lokal anestezi yöntemleri (işlem yada ameliyat yapılan bölgenin ilaç enjeksiyonları ile uyuşturulması) ile günlük yaşama dönüş süresi çok daha kısadır.

Varis genelde kasık ile ayak bileği arasındaki büyük safen damarı yada ayak bileği ile diz arkası arasındaki küçük safen damarlarının kanı aşağı doğru kaçırmasından kaynaklanır. Bu nedenle ameliyatta en az iki kesi yapılarak varise yol açan bu damarlar çıkartılır ve kesiler dikilir. Aynı seansta küçük deliklerden varislerde çıkartılır. Genelde bu kesilere dikiş konmaz. Bu şekilde hem varisin kaynağından hemde varisli damarlardan hasta kurtarılmış olur.

Klasik olarak varisler bundan birkaç yıl öncesine kadar genel yada belden yapılan anestezi altında bir kaç cm. uzunluğunda yapılan cilt kesileri kullanılarak çıkartılmakta ve kesiler dikişlerle kapatılmakta idi. Bu işlem ağrılı olup, belirgin iz bırakmakta idi. Artık kesi yerine varisleri çıkartmak için mikrocerrahi yöntemleri ile yapılmaktadır. Özel bir bistüri yada iğne ucu ile hazırlanan milimetrik deliklerden tığ benzeri bir alet deri altına ilerletilip, varisli damar yakalanıp çıkartılmaktadır. Bu işlem bir kaç cm. aralıklarla yapıldığında bir bölgedeki varisli damarların tamamı çıkartılmakta ve delikler dikiş konulmadan tıbbi bantlarla kapatılmaktadır. Bu yöntem gereğinde lokal yani bölgesel ilaç enjeksiyonu altında yapılabilmektedir. İşlem sonrası hastalar evlerine gidebilmekte ve ertesi gün sargıları çıkarıp bir kaç hafta için varis çorabı giymeleri yeterli olmaktadır. Bir kaç ay içerisinde bu küçük yaralar tamamen iyileşip hiç iz kalmamaktadır.

Varise neden olan yetmezlikli safen toplardamarının kasık - ayak bileği arasındaki bölümünün çıkartılması günümüzde büyük oranda kolaylaştırılmıştır. Yeni teknikte her hangi bir hafif anestezi hatta, lokal anestezi altında kasıkta çok küçük bir kesi yapılmakta ve hastalıklı damar en az kurcalama ile bulunup, kesilip, damar cerrahisi prensiplerine uygun bir şekilde kapatılmaktadır. Bu işlem burada yıllar sonra nüks varis gelişimini engellemektedir. Bunun yanı sıra ayak bileği yerine diz hizasında 1 cm lik bir kesiden hastalıklı damar bulunup aşağısı bağlanıp kesilmekte ve içeriye tel ilerletilerek tel ucunu kalınlaştıran bir aparat takılmadan damarın kasıktaki ucuna bağlanmaktadır. “İnvajinasyon” yöntemi adı verilen bu yöntemde, daha sonra tel diz hizasındaki kesiden aşağı doğru çekilirken damar kendi içine kıvrılarak çıkartılmaktadır. Bu yöntem klasik yöntemde olduğu üzere damarı akordion gibi katlanarak çıkarmaya göre daha avantajlıdır. Küçük kesiler iz bırakmayan ve almayı gerektirmeyen özel dikiş yöntemleri ile kaplatılmaktadır. Bu şekilde damarın çıkartıldığı alanda daha az kanama olmakta, diğer dokular daha az zarar görmekte ve iyileşme daha kolay olmaktadır. Bu şekilde önceden ciddi bir ameliyat olup, birkaç gün hastanede yatış gerektiren varis, artık ameliyatın aynı günü hastaların evlerine yürüyerek gidebildikleri bir hastalık haline dönüşmüştür.

Genel olarak varis , yüzeyel (derinin altında) toplardamarlara derin toplardamar (adelelerin arasında) kanının geri kaçmasından kaynaklanır. Yüzeyel ve derinin bir biri ile bağlantılı olduğu en önemli bölge kasıktır. Burada yüzeyel bir damar olan safen toplardamarı derin damar olan femoral toplardamara dökülür ve buradaki bir kapak derindeki kanın safen damarına geri kaçmasını engeller. Ancak bu kapak çok değişik nedenlerle bozulduğunda kanın safen damarına yüksek bir basınç ile geçmesine yol açar. Bu durumda safen toplardamarı içinde basınç yükselip, bu damar boyunca yer alan kapakçıklarıda tahrip edip, bu damarda ve bu damara dökülen yan damarlarda varis oluşumuna neden olur. Bu yüzden tedavideki en önemli basamak femoral ve safen toplardamarlar arasındaki yetmezlikli bu bağlantının ortadan kaldırılmasıdır. Bu ya ameliyatla bağlantının kesilmesi yada laser veya radyofrekansla içerden dağlanması şeklinde gerçekleştirilir.

Varisli ve venöz yetmezlikli damarlar içindeki geri akım gerçekte normal dolaşıma engel olur. Bu damarlar çıkarıldığında derindeki damarlar ve deri altındaki diğer damarlar aracılığı ile daha rahat bir şekilde kan kalbe doğru ilerler. Bu damarlar çıkarıldığı ve geri akım ortadan kalktığı için, dolaşım düzelir ve bacaktaki şikayetler ortadan kalkar.

Varis ameliyatının yada tedavisinin doğru bir gerekçesi var ise ileride bypass ameliyatlarında kullanılma potansiyeli olan söz konusu damar zaten bypass ameliyatı için kullanılamayacak ölçüde geniş ve kötü kalitede bir damardır. Bu sebeple varis sırasında bu damarın çıkartılmasının yada kapatılmasının bir sakıncası yoktur. Öte yandan vücutta bypass için kullanılabilecek çok sayıda başka damarlarda vardır. Bunlar diğer bacaktaki damarlar, küçük safen toplardamarı, kol damarları ve göğüs duvarında yer alan damarlardır. Özetle doğru gerekçe ile yapılan varis ameliyatı gelecek için bir risk teşkil etmez.

Varis tedavisinde laser ve radyofrekans gibi yöntemlerin geliştirilmesi klasik tedavi olan ameliyatın hasta açısından eskisi ile kıyas kabul etmez şekilde daha konforlu olabilecek yönde geliştirilmesini sağlamıştır. Çok yaygın varisleri olan kişilerde halen ameliyat en iyi seçenek olabilmektedir. Varis ameliyatında önce varisler sonra varise neden olan yetmezlikli safen toplardamarı çıkartılmaktadır.

Tarif ettiğiniz durum venöz yetmezliğin en ileri aşaması olan venöz ülserdir. Eğer bu ülser bacağınızdaki safen toplardamarının yetmezliğinden kaynaklanıyor ise ameliyat yaranın tekrar oluşmasını engeller. Yapılacak olan renkli Doppler ultrasonografi incelemesi bunu belirleyebilir.