Tunalı Hilmi Caddesi Çelikler İşmerkezi No 91/109 Kavaklıdere, 06680 Çankaya/Ankara
0(312) 468 1419

Bize Ulaşın

Varis İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Varis problemi ile ilgili sıkça sorulan sorular ve cevaplarına bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

Varisin en önemli nedeninin genetik (kalıtsal) faktörler olduğuna inanılmaktadır. Ancak başta gebelik olmak üzere diğer etkenlerin eklenmesi varisi oluşturur. Gebelikte hormonlar başta damarlar olmak üzere dokularda gevşemeye neden olur. Diğer yandan gebelik süresince kan hacminin artması, rahim içinde büyüyen bebeğin damarlara baskı yapması kan akımının bacaklarda göllenmesine neden olur. Sonuçta genetik alt yapısı olan bir annede, gevşemiş damarlar daha fazla kanla dolduklarında da varisler ortaya çıkar. Bu nedenle gebelik sırasında varisler artar ve belirgin hale gelir. Ancak doğumdan sonra varislerin dolgunluğu azalır ve hastalar daha rahat ederler.

Çoğu insan az çok stresle yaşar; Birçok insan için, günlük hayatı idare etmek, ara sıra stres dönemlerine neden olabilir. Bununla birlikte, bazı insanlar için stres kalıcı veya hatta kronik hale gelir. Çoğu insan yorgunluk, mide ekşimesi, mide ağrıları ve baş ağrıları ile stres yaşarken, kronik stres vücutta önemli bir zarara neden olabilir, bu da önceki belirtileri daha da şiddetlendirip kaygı ve depresyona çevirebilir. Ayrıca, kronik stres vücudun damar sistemini etkileyebilir. Hatta bazı hastalarda bu süre zarfında varisli damarlarda bir artışta görülebilir.

Varisli damarlar, bacaklarda kanın birikmesine neden olan venöz duvar ve kapakların zayıflamasından kaynaklanır. Stresin kendisi, sağlıklı damarlar üzerinde çok fazla bir etkiye sahip olmaz, ancak uzun süreli stres dolaylı yollardan damarlar üzerinde fazladan baskıya neden olabilir ve damarlar kalbe kanı taşımakta zorlanıyorsa, kan göllenir ve zayıf damarlar şişer.

Aşağıda stresin varis oluşumuna katkıda bulunabilecek özellikleri sıralanmıştır:

-İnsanlar stres yaşadıklarında, vücutlarına daha az dikkat ederler. Stresle daha fazla yemek yer ve kilo alırlar. Öte yandan insanlar çok fazla baskı altında olabilir, bu nedenle egzersiz yapamazlar.

-Stres durumunda beslenme, büyük miktarlarda kan basıncını artırabilen tuzlu yiyecekleri içerebilir. Zaten hassas insanlarda, bu damar sağlığını daha da olumsuz yönde etkileyebilir. Aşırı yemek veya çok fazla sağlıksız yiyeceklerle beslenmek vücudu uyuşuk hale getirir veya suyun tutulmasına neden olabilir. Kötü gıdaların fiziksel etkileri, insanlar kendileri için iyi olmayan bir şeyler yediklerini bildiklerinde ortaya çıkan suçluluk duygusuyla birleştiğinde stres seviyeleri daha da artabilir

-Hatta bazı insanlar, stresle başa çıkma mekanizması olarak sigara içmeye başlar ya da sigarayı artırırlar.

-Stresi yüksek çalışanlar işyerinde uzun süre hareketsiz oturmaya başlarlar ve bu durum bacaklardaki kas pompasını zayıflatır.

Bir kişinin ailesinde varis öyküsü varsa, bunu önlemek için yapılabilecek çok şey yoktur ve stres düzeylerinden bağımsız olarak ortaya çıkacaklardır. Bununla birlikte, varisli damarların ortaya çıkma riskini ve ciddiyetini en aza indirmenin bazı yolları vardır:

İlk olarak, stresi azaltmaya yardımcı olabilecek seçimler yapılmalıdır. Bir iş yükünü ile daha iyi başa çıkmak için işyerinde temel görevlere yani mutlak yapmanız gerekenlere öncelik verin. Stresi azaltıcı teknikleri kullanın. Bunlar varisi önlemez ama yavaşlatabilir.

Uzun süre iş yerinde oturmak veya ayakta durmak aynı zamanda varis damarları yaşama şansını artırabilir. İşyerinde yapılabilecek hareketler örneğin daimi oturmak yerine her yarım saatte bir, bir bahane ile kalkıp ofis içinde yürümek, asansör yerine merdivenleri kullanmak dolaşımın artmasına yardımcı olabilir ve çeşitli aktivitelerdeki artış vücudun kanı bacaklarından kalbe kadar pompalamasına yardımcı olabilir.

Sağlıklı beslenin, abur cubur yerine ve daha sağlıklı ve tatmin edici atıştırmalıkları tercih etmek daima en iyisidir.

Özetle stresin kendisi doğrudan varis yapmaz ama varise katkıda bulunan faktörleri artırabilir.

Varisler genelde doğrudan bir şikayete neden olmayan, ama yavaş yavaş ilerleyen bir sağlık sorunudur. Bu nedenle sizde bir şikayete neden olmasa bile, varis eninde sonunda varis tedavisi olmanızı gerekebilecektir. Öte yandan varis ilerlediğinde yapılabilecek olan varis tedavisi daha büyük ve kapsamlı bir girişim olacaktır. Bu çerçevede varisi fark ettiğiniz anda doktora gitmeniz ve varis tedavisi olmanız daha güvenli olacaktır. Bununla beraber bacaklarınızda varis olmasına karşın, varis tedavisi yaptırmamış ve beklemişseniz, varislerin görünümünden artık rahatsızsanız, varis ağrı, şişlik, bileklerde renk değişikliği oluşturmaya başlamışsa ve bacaklarda büyük damarlar varken bileklerde kılcal varisleri fark ettiğinizde artık beklemeyin varis tedavisi yaptırın. Ayrıca varis eğer bir noktadan kanamış ise ya da variste pıhtı (flebit) olmuşsa ivedilikle varis tedavisi olmanız gereklidir.

Varisler bir sonuçtur. Nedense bacaklardaki bazı damarlardaki -en sıklıkla safen damarları- ters akım yada reflüdür. Bu damarın lazerle yakılarak kapatılması lazerle varis tedavisinin temelini oluşturur. Lazerle varis tedavisi bacaktaki bu damarın daha aşağı bölümlerinden içine bir kateterin yerleştirilmesi yoluyla yapılır. Lazerle varis tedavisinde kullanılan kateter spagetti makarna kalınlığında içinden lazer ışığını geçiren fiberoptik bir kablodur. Yerleştirilen kateter safen damarının ana damara bağlandığı yerin yakınlarına kadar ilerletildikten sonra, damar çevresine uyuşturucu ve soğutucu bir sıvı enjekte edilir. Sonrada damar lazer yoluyla yakılıp, kateter çıkartarak lazerle varis tedavisi tamamlanır. Lazerle varis tedavisinde kullanılan kateter yaklaşık 1-2 mm lik bir delikten yerleştirildiği için, bu kadar küçük bir delik fark edilebilir bir iz bırakmaz. Bu nedenle lazerle varis tedavisi normalde iz bırakmaz. Ancak eğer safen damarının bir bölümü hemen deri altında yer alıyor ise, hatalı bir kararla bu bölüme lazerle varis tedavisi yapılması deride uzun süre kalabilecek kahverengi bir iz bırakır. Bu sebepler tedaviyi yapacak uzmanın damarın neresine lazer, neresine başka bir tedavi yapılması gerektiğini bilmesi çok önemlidir.

Lazerle varis tedavisinin temel amacı kaçak olan safen toplardamarın lazerle yakılarak ortadan kaldırılması ve sonrada varislerin kendiliklerinden küçülüp kaybolmasının beklenmesidir. Lazerle varis tedavisi bacaktaki bu damarın daha aşağı bölümlerinden içine ince bir kateterin yerleştirilmesi, safen damarının ana damara bağlandığı yerin yakınlarına kadar ilerletildikten sonra damarın lazer ile yakılmasıdır. Bir bacakta normalde olabilecek safen damar sayısı 2 olup, bunların fazladan olduğu durumlarda da sayı 4 e ulaşır. Kaçak olan bütün damarlar tek bir seferde lazerle tedavi edilebilir. Bu sayede varisin kaynağı olan damarlar lazerle ortadan kaldırılmış olur. Çoğu hastada lazerle varis tedavisi varislerin takip eden aylar içinde ortadan kalmasını sağlar. Eğer varisli damarlar çok büyüklerse ya da yakılan damar büyükse varise neden olan damar ortadan kaldırıldıktan sonra bile varisle tam olarak kaybolmayabileceği için bazen varislerin kendiside lazerle varis tedavisi yapıldığı sırada aynı seansta tedavi edilir. Bu sayede varisin lazerle tedavisi tek bir seansta mümkündür. Eğer lazerle varis tedavisi yapıldığında varislere müdahale edilmemiş ve beklenmiş ve varisler takip eden aylar için tam olarak kaybolmamış ise aylar ise varislerin tedavisi için ek bir tedavi gerekebilir.

Safen damarlarının damar içinden lazer ışığı ile yakılması lazerle varis tedavisinin temel mantığıdır. Bu damar yakılıp kapatıldıktan sonra yıllar içinde kaybolur. Ancak damar lazerle tedavi sonrası %5-10 tekrar açılabilir ve varisleri oluşturabilir. Damar ne kadar iyi ve düzgün yakılmış ise tekrar açılma ihtimali o kadar düşüktür. Genel olarak önceki yıllarda kullanılan lazerle varis tedavisinde büyük damarların tam kapatılamama ve tekrar açılma ihtimali yüksekti ve büyük damarlarda lazerle varis tedavisi önerilmemekte idi. Ancak damarın doğru bir şekilde yakılması için LASER varis tedavisinde kullanılmaya başladığından beri, teknolojik olarak sürekli güncellenmiştir. Günümüzde kullanılan kateter yapısı, lazer ışığının dalga boyu ve damar çapına göre uygulanan lazer enerjisinin ayarlanabilmesi gibi yenilikler sayesinde lazer hemen her çaptaki damarda yüksek başarı oranı sağlamaktadır. Öte yandan derideki kılcal varislerin tedavisi dışarıdan uygulanan lazer (dermal laser)ile yapılabilir.

Varisler bir sonuçtur. Neden ise bacaklardaki bazı damarlardaki -en sıklıkla safen damarları- ters akım yada reflüdür. Varis tedavisinin amacı bu damarın ortadan kaldırılması ve sonrada varislerin kendiliklerinden küçülüp kaybolmasının beklenmesidir. Eğer varisli damarlar çok büyüklerse varise neden olan damar varis tedavisi ile ortadan kaldırıldıktan sonra tam olarak kaybolmayabileceği için bazen varislerin kendisini de aynı seansta tedavi etmek gerekir. Özetle, varis tedavisi varisin kaynağı ve varisler olmak üzere iki amacı birleştirerek yapılmaktadır. Bu durumda varisin kaynağını tedavi eden yöntemler (varis ameliyatı, lazerle varis tedavisi, radyofrekansla varis tedavisi, yapıştırıcı=zamk ile varis tedavisi, köpük tedavisi) ve varisi tedavi eden yöntemler (mini ameliyatla varislerin çıkartılması veya köpük) gibi tedavi yöntemlerinin kendisi varis tedavisi fiyatlarını yada maliyeti belirler. Tedavi yöntemlerinin maliyeti veya varis tedavisi fiyatları azdan çoğa doğru: köpük, ameliyat, radyofrekans, lazer ve zamk şeklinde sıralanabilir. Ayrıca kullanılan yönteme göre anestezi ve hastaneden yatış ihtiyacına göre, tedavi yapılan bacak sayısına ve varisli damarlara müdahale edilip edilmediğine göre varis tedavisi fiyatları değişmektedir.

Günümüzde kullanılan varis tedavisi yöntemlerinin çoğu sosyal güvenlik sistemi ve özel sağlık sigortaları tarafından ödenmektedir. Genel olarak lazerle varis tedavisi, radyofrekansla varis tedavisi, yapıştırıcı (zamk) ile varis tedavisi ve açık varis ameliyatı şeklindeki varis tedavisi fiyatları devlet yada SGK tarafından karşılanmaktadır. Ancak bazı yurtdışı kaynaklı markalar için söz konusu ürün devlet tarafından karşılanmasına rağmen yüksek maliyet nedeni ile ülkemizde bulunmamakta yada devlet tarafından karşılanmamaktadır. Bununla beraber muadilleri ödeme kapsamı içindedir. Öte yandan SGK ile anlaşması olmayan özel hastanelerde varis tedavisi fiyatları veya maliyetleri hasta tarafından karşılanmak zorundadır.

Varisin en önemli nedeninin genetik faktörler olduğuna inanılmaktadır. Ancak başta genetik dışında örneğin meslek, şişmanlık, hareketsiz yaşam tarzı ve hormon kullanımı gibi başka çevresel faktörlerin eklenmesi varisi oluşumuna katkı sağlamaktadır. Kıyafetler suçlanabilen diğer nedenler arasındadır. Halen varisiniz varsa veya varis gelişme riski yüksekse, sıkı kıyafetlerden ve yüksek topuklu ayakkabılardan kaçınmak en iyisidir. Kaçınılması gereken diğer giyim eşyaları şunlardır: sıkı elastik bantlara sahip kuşaklar, korseler, jartiyer ve çoraplar - bu giysiler vücudunuzdaki dolaşımı kısıtlayabilir ve bu da damar bozukluğunun başlangıcına neden olabilir.

İşte damarlarınızı sağlıklı tutmak için giymek veya giymekten kaçınmak konusunda daha fazla ayrıntı:

Şunları Giymekten Kaçının:

Skinny Jeans - Bu dar pantolonlar vücudun tüm alt yarısında dolaşımı azaltabilir. Ayrıca, şu anda varis yada venöz yetmezlik gibi bir damar rahatsızlığınız varsa, bu kıyafetleri giymek çok rahatsız edici olabilir.

Korse - Bu kategorideki öğeler şunlardır: Korseler, kuşaklar ve jartiyerler. Bunlar çok sıkıdır ve vücudunuzdaki cildi sıkıştırıp dolaşımınızı azaltabilir.

Yüksek topuklu ayakkabılar - Topuklu bir ayakkabıda, topuk baldır kasınızın sabit bir kasılma durumunda kalması için yükseltilir. Bu durumda baldır kası kalbe kan geri pompalamakta daha az verimli hale gelir. Daha az dolaşımda topuklu giymek varislerin gelişmesine yol açabilir.

Sıkı kemerler ve çoraplardan da kaçınılmalıdır.

Şunları giyinin:

Gevşek / bol giysiler - Bu tür giysiler vücuda sıkıştırmak yerine, vücuda asılır, böylece dolaşıma tehlikesi olmaz. Taytlar ve tozluklar (vücuda daha sıkı bir şekilde oturmasına rağmen) hala giymek için kabul edilebilir çünkü elastik malzemeden yapılırlar.

Yumuşak tabanlı ayakkabılar - Topuğunuz düz bir pozisyondayken baldır kası, kanı bacağınıza doğru şekilde geri pompalayabilir.

Varis çorapları - Bu çoraplar, bacaklardaki damarlara yardımcı olan ve gerilmelerini ve daralmalarını önleyen destek sağlar; sağlıklı dolaşımın desteklenmesine yardımcı olurlar. Bu çoraplar tıbbi bir işlemden sonra iyileşmeden sonra ve damar hastalıklarında önleyici bakım olarak kullanılabilir. Ofis işlerinde çalışanların büyük bir yüzdesi ile gün boyunca yeterince egzersiz yapmamaktadır. Uzun süre sandalyede oturarak, bacaklardaki damarlar tüm gün yüksek basınç altında kalır ve kanın kalbe geri pompalanması zorlaşır. Varis çorapları kan akışına yardımcı olabilir, şişmeyi ve krampları azaltır. Bu günlerde, sıkıştırma çorapları farklı renklerde, malzemelerde ve stillerde üretilmektedir ve böylece onları pantolonların altına veya elbise ve eteğe giyebilir ve hala şık olabilirsiniz.

Varis tedavisi varisin nedeni ve varisin kendisini tedavi etmek demektir. Varisin nedenini tedavi eden yöntemlerden başlıcaları varis ameliyatı, lazerle varis tedavisi, radyofrekans ile varis tedavisi, yapıştırıcı=zamk ile varis tedavisi ve köpük tedavisidir. Bu yöntemlere gerekirse varislerin kendisini tedavi etmek için mini ameliyatla varislerin çıkartılması (miniflebektomi) ve köpük tedavisi yada skleroterapi eklenebilir. Bu yöntemlerden her hangi biri bütün varisler için geçerli tek tedavi yöntemi değildir. Bunlardan bir ya da birkaçı bireysel hasta için en uygun olanıdır. Dolayısı ile doktor ve hasta birlikte bu en uygun olan tedaviyi belirlerler. Seçilecek varis tedavi yöntemi hastanın tıbbi durumu, istekleri, beklentileri, toplardamarların durumu, varislerin ve venöz yetmezliğin durumu ve var olan tedavi olanaklarına göre belirlenir. Bu nedenle hasta ile konuşmak isteklerini anlamak, hastayı muayene edip eşlik eden hastalıklarını, geçirdiği damar sorunlarını, kullandığı ilaçları, bacaklarındaki varislerin yaygınlığını, şikayetlerini belirlemek önemlidir. Hastadaki varislerin çeşidini, varislerin kaynağını, var olan damarların durumunu değerlendirmek ve yapılacak tedavi yöntemlerinden hangisinin o hasta için en uygun olduğuna tüm bu değerlendirmeler sonucunda karar vermek büyük önem taşır. Bu sayede hasta için en başarılı ve kalıcı varis tedavisi sonucu elde edilebilir.