Prof. Dr. Cüneyt Köksoy

Varis Nedir?

Varis özellikle deri altındaki toplardamarların genişlemesi, kıvrıntılı bir şekle bürünerek uzamasıdır. Varisler çoğu kez bacak derisinin altında mavimsi renkte değişik çaplarda kıvrıntılı kabarıklıklar şeklinde görülür. Bir diğer varis şekli ise kılcal damar çatlamaları veya örümcek şeklinde görülen varislerdir. Varisler yıllarca görünüm dışında bir şikayete yol açmadan kalabilir. Ancak zamanla varisler ağrılı hale de gelebilir. Bacaklarda şişme ve bir süre sonra kronik toplardamar (venöz) yetmezliği gelişebilir. Varisli olan damarda kan pıhtısı oluşabilir ve tromboflebit olarak bilinen bu durumda bacakta ağrı, şişme ve kızarıklık olur.

Varislerin toplumdaki sıklığı

Genel anlamda kadınların %50-55 inde, erkeklerin ise %40-45 inde çeşitli toplardamar sorunu bulunur. Varisler 50 yaşının üzerindeki her iki insandan birinde vardır.

Varisin sık görülebileceği kişiler:

Varis oluşumunu tetikleyen bazı faktörler vardır. Bu faktörlere sahip kişilerde varis daha sık görülür:

  • Yaşlılık,
  • Aile yada yakın akrabalarda varis olması (genetik),
  • Hormonal değişiklikler: Örneğin bluğ çağında, gebelikte ve menapoz döneminde olan hormonal değişiklikler, doğum kontrol hapları ve östrajen ve progesterone içeren ilaçların kullanılması varis riskini artırır.
  • Gebelik: Gebelikte vücutta dolaşan kan miktarı anormal düzeyde artar, beraberinde hormonal değişiklikler ve karın içi basıncındaki artış varis riskini artırır. Genelde doğumdan 3 ay sonra varislerin önemli bir bölümü kaybolur ama gebelik tekrar olduğunda, varisler yeniden oluşur.
  • Şişmanlık, bacak yaralanmaları, uzun sure ayakta kalmak toplardamarlarda zayıflığa ve varis oluşumuna yol açabilir.
  • Güneşlenmek yada bronzlaşmak kılcal damar varislerinin oluşmasına sebep olabilir.
  • Toplardamar tıkanıklığı yada pıhtı geçirmiş olanlar varis oluşumu riski taşırlar.
  • Uzun süre ayakta durmayı gerektiren mesleklerde çalışanlar yukarda yer alan faktörler varlığında varis için risk taşırlar.

Ancak bu faktörlerin olması her zaman varis gelişeceği anlamına gelmez. Bu faktörleri taşıyanlarda, taşımayanlara göre daha fazla oranda varis görülmektedir.

Varis oluşum mekanizması

Varisin gelişim mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Bir çok etken bir araya geldiğinde varis oluşmaya başlar. Toplardamar duvarında zayıflık, basınç artışı gibi yapısal değişiklikler, genetik yatkınlık ve damarın moleküler yapısını bozan etkenler bir araya geldiğinde varis oluşumu gerçekleşir. Toplardamarlarda basınç artışına yol açan etkenler örneğin gebelik, ayakta ya da oturarak uzun süre kalmayı gerektiren durumlar, kabızlık, az lifli gıdayla beslenme alışkanlığı, meslekler, şişmanlık, sıkı kıyafetler varis gelişimine katkıda bulunabilirler. Bu olayların yanı sıra toplardamarları zayıflatan nedenler örneğin hormon kullanımı, gebelik, kadın cinsiyet, yaşlılık, sigara, söz gelimi akrabalarda varis olması gibi genetik etkenlerde varis gelişimine katkıda bulunabilirler. Bunların dışında toplardamarlarda tıkanıklık yada pıhtı olan kişilerde ileride varis gelişme olasılığı daha fazladır.

Variste toplardamarlardaki sorun nerededir?

Variste çoğu kez kapakçık sisteminde yetmezlik vardır. Yani yukarı gönderilen kan, kapaklar bozuk olduğu için sürekli aşağıya doğru geri kaçar. Bu durum reflü olarak ifade edilir ve daha aşağılarda toplardamar basıncında artışa yol açar. Kapak yetmezliğinin neden olduğu bu yüksek basınçla toplardamarlar genişler, uzar, kıvrılır ve varisler oluşur. Bu nedenle varis oluşumunda en sık karşılaşılan neden kapak bozukluğu yada yetmezliğidir. Bu sorunun en çok karşılaşıldığı bölge ise ayak bileği ile kasık arasında yer alan büyük safen toplardamarıdır. Burada çoğu kez safen toplardamarının kasıkta ve daha derinde yer alan femoral damara döküldüğü yerde başlayan bir kapak yetmezliği sonrası aşağıya doğru bütün kapaklarının bozulması sonucunda bacakta varisler oluşmaktadır.

Bunun yanısıra belirli bölgelerde yüzeyeldeki kanın derine akmasını sağlayan perforan damarlarda kapak yetmezliği oluştuğunda ters yöne akım sonunda büyük safen damarında da aşağıdan yukarıya doğru yetmezlik oluşturarak varis oluşabilir.

Bir diğer neden ise toplardamarlarda pıhtılar sonucunda oluşan tıkanıklıklardır. Böyle durumlarda tıkalı olan damarı aşabilmek için kan yüzeyel toplardamarlara yönelip, onların genişlemesine ve varis haline dönmesine neden olur.

Bazen toplardamar sisteminde yaygın bir sorun olmadan, sadece bölgesel bir toplardamarda bilinmeyen bir nedenden varis gelişebilir.

Varisin belirtileri:

Varislerin neden olduğu başlıca şikayetler:

  • Ağrı
  • Çabuk yorulma
  • Bacaklarda ağırlık hissi
  • Bacaklarda şişlik
  • Derinin renginde koyulaşma
  • Bacaklarda uyuşukluk
  • Kaşınma
  • Varislerin görünümü-kozmetik şikayetler

Varis çeşitleri:

Kılcal damar varisleri (Telenjektazi):

Kılcal damar varisleri, kılcal damar çatlamaları, örümcek şeklinde damarlar yada tıptaki adı ile telenjektaziler 30-50 yaş grubundaki kadınlarda östrogen ve gebelik gibi hormonsal değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkarlar. Ciltte yüzeyel yerleşim gösterirler. 1 mm den daha az çaptadırlar. Deriden kabarık olmadıkları için elle hissedilmezler. Mavi veya kırmızı çizgisel renk değişiklikleri olarak görülürler. Bölgesel olarak örümcek ağına benzer yaygın çizgisel oluşumlar şeklindedirler. Genellikle ailede ve akrabalarda da benzer varisler vardır. Kılcal damar varisleri çoğu kez görüntü dışında bir şikayet oluşturmazlar. Zamanla ve yaşla sayıları artar.

Retiküler varisler (1-3mm):

Ciltten hafif kabarık, mavi renkli, kıvrıntılı ve elle zor hissedilebilen varislerdir. Bacakta her bölgede olabilmekle beraber özellikle diz arkasında görülürler. Venöz yetmezliğin ileri evrelerinde ayak bileği çevresinde yaygın olarak bulunurlar.

Büyük Toplardamar Varisleri

Büyük ve küçük safen toplardamarlarının seyirleri boyunca görülen büyük geniş kıvrımlar oluşturan, elle ve gözle kolayca fark edilebilen varislerdir. Bunlar 4 mm' den büyük çaplıdırlar. Cilt altında seyrettikleri için genellikle derinin rengini değiştirmezler. Damarın kendine ait yeşilimsi renginin yansıması görülür. Özellikle baldır çevresinde ve bacağın iç yüzünde görülebilir. Varislere ait bütün yan etkileri oluşturabilir. Zamanla büyüyebilir, sayısı artabilir.

Varisler ciddi sorun oluşturur mu?

Çoğu kez varisler sadece kozmetik sorun oluştururlar. Ancak uygun bir şekilde tedavi edilmediğinde ilerler ve aşağıdaki sorunların gelişimine neden olabilirler:

  • Ayakta, bacakta şişlik,
  • Kaşıntı,
  • Ayak bileği çevresinde döküntüler ve renk değişiklikleri
  • Ayak bileği çevresinde yara (venöz ülser),
  • Varisli damarın delinip dışa kanama olması,
  • Varis içinde pıhtı oluşumu ve derin damarlarda pıhtı gelişmesi ve akciğere pıhtı atması,
  • Toplardamarda iltihap oluşumu,

Varisin yol açtığı yada tetiklediği başka hastalıklar var mı?

Varisin neden olabileceği en önemli sorun varislerin içinde pıhtı oluşmasıdır. Varisli damarlar içinde kan akımı yavaşladığı için diğer bazı faktörlerinde etkisi ile pıhtı oluşabilir. Ağrı, kızarıklık ve şişlik ile karakterize olan ve iyileşmesi haftalar süren bu durum flebit olarak bilinir. Bazen pıhtı varisli damarlardan daha derindeki ana toplardamarlara ulaşıp bu damarları tıkar ve durum "derin ven trombozu" olarak ifade edilir. Bu durumda pıhtının akciğere gidip akciğer damarlarını tıkaması (akciğer embolisi) ve nadiren ölüme kadar yol açabilen sorunlar yaratması mümkündür. Varisli damarlar uygun bir şekilde tedavi edilmediğinde zaman içinde bacaklarda şişlik, ayak bileklerinde derinin renginde koyulaşma, kalınlaşma ve bazen yara oluşumu (venöz ülser) ile karakterize toplardamar yetmezliği gelişebilir. Aynı durum derin ven trombozu geçirmiş bacaklarda da yıllar içinde oluşabilir.

Variste tedavi seçenekleri nelerdir?

Varislerde tedavinin iki amacı vardır. Bunlar hastada varise neden olan ama hastanın genelde farkında olmadığı yetmezlikli damarı ve hastanın şikayetçi olduğu varisleri ortadan kaldırmakdır.

Varise neden olan yetmezlikli damar -ki bu genelde kasık ile ayak bileği arasında yer alan safen toplardamarıdır- ameliyat, laser, radyofrekans veya köpük ile tedavi edilebilir.

Varise neden olan damarın cerrahi olarak çıkartılması olan ameliyat en klasik tedavidir ve genelde anestezi ile yapılır , iyileşmesi diğerlerine göre daha uzun ve zahmetli olabilir.

Damarı içerden ilaç vererek tıkamayı sağlayan köpük skleroterapisi en kolay ve en az ağrılı ancak tek başına yapıldığında varisin tekrarlama olasılığının en yüksek olduğu tedavidir. Bu nedenle kasıktan damar küçük bir cerrahi işlemle bağlandıktan sonra uygulanmaktadır.

Laser ve radyofrekansta ise diz hizasından damar içine bir kateter yerleştirilmekte ve bu kateterden laserde yüksek enerjili bir ışın, radyofrekansta ise radyodalgaları verilerek oluşturulan ısı ile damarın içerden yakılması/dağlanması sağlanmaktadır. Kesi, dikiş, anestezi gerekmeyip, sadece damar çevresine uyuşturucu ilaç enjeksiyonu gerekir. Günümüzde bütün tedaviler “günü birlik” yani aynı gün yatış, ameliyat ve taburculuk şeklinde yapılabilmektedir.

Hastayı hekime getiren ve hastanın şikayetçi olduğu varisler ise aynı seansta veya sonra ameliyat (miniflebektomi) ya da içine köpüklü bir ilaç enjekte edilerek (köpük skleroterapisi) tedavi edilebilir. Son yıllarda buharlı yöntemlerle de bu damarlar yok edilebilmektedir.

Varis gelişimi nasıl engellenir?

Varisin gelişimini engelleyen etkin bir yöntem yoktur. Fakat dolaşımın düzenlenmesi ve bacak kaslarının güçlendirilmesi varisin ortaya çıkmasını ve yayılmasını azaltabilir. Geleneksel olarak önerilen yöntemler ise şunlardır:

  • Yürüyüş, koşu, bisiklet sürme, yüzme gibi düzenli egzersiz, baldır kaslarını çalıştırarak kanın pompalanmasına ve bacaklarda birikmemesine yardımcı olur.
  • Bacaklarda kanın göllenmesine yol açan uzun süre ayakta sabit durmaktan ya da oturmaktan kaçınmak,
  • Ayakta iken ağırlığın bacaktan bacağa aktarılması ve ara sıra parmak uçlarında kalkıp inmek,
  • Uzun süre oturulması gereken durumlarda örneğin yolculuklar sırasında yada ofiste otururken her saat kısa yürüyüşler yapmak,
  • Özellikle yolculuklar sırasında yada ofiste otururken her 10 dk da bir 10 kez pedal basma egzersizi yapmak ayağı bilek ile beraber aşağı-yukarı hareket ettirmek kanı pompalar.
  • Uzun süre ayakta durduktan sonra dizler hafif bükük şekilde bacakların yukarı kaldırılarak yatmak,
  • Her fırsatta ayakları yukarı kaldırarak dinlenme alışkanlığı kazanmak : örneğin kanepeye uzanarak dinlenme
  • Otururken bacak bacak üstüne atmamak,
  • Bacakları aşırı ısıdan korumak: Hamam, kaplıca ve sauna gibi sıcak ortamlar damarların genişlemesine ve şikayetlerin artmasına yol açabilirler.
  • Kan dolaşımını engelleyecek sıkı kıyafetler giymemek,
  • Baldır adelelerini zorlayan yüksek topuklu ayakkabılar yerine ortopedik ayakkabılar kullanmak,
  • Bacaklardaki yükü azaltmak için ideal vücut ağırlığında olmak. Her fazla kilo bacak damarlarının yükünü artırır.
  • Karın içi basıncının artmasını ve bacaklarda kanın göllenmesini engellemek için kabız kalmamak, yüksek lifli az tuzlu gıdalar tüketmek.
  • Varisli damarların üzerine yapılmamak şartıyla ayaklardan bacağın üst bölümlerine doğru masaj yapmak ve hidroterapi uygulamak: örneğin bacakları 3 dakika sıcak suya batırıp, sonra 30 saniye soğuk suya koymak bacakların damar sağlığı açısından yararlı olabilir.
  • Doğru beslenme alışkanlığına sahip olmak: Taze sebze tüketimi, özellikle mavi kırmızı renkli taneli meyve ve meyve suyu tüketimi, gıdalarla günde en az 30 gram lif alımı, gıdalarla yada ayrıca A, C ve E vitamini ve çinko alımı varis oluşumunu engellemede faydalı olacaktır.
  • Varis yada destek çorapları kullanmak. Ayakta durmayı gerektiren meslekler, ailede varis öyküsü yada yeni başlamış varisler gibi varis gelişimi için riskli durumlar varlığında en azından diz altı düzeyine kadar uzanan düşük basınçlı korucu varis çoraplarının kullanılması da gerek bireylerin şikayetlerini azaltmada gerekse varis oluşumunu engellemede oldukça etkilidir.
© Copyright 2016 - Cüneyt KÖKSOY