Tunalı Hilmi Caddesi Çelikler İşmerkezi No 91/109 Kavaklıdere, 06680 Çankaya/Ankara
0(312) 468 1419

Bize Ulaşın

Varis Probleminden Korunma Yolları

Varis Probleminden Korunma Yolları

Varis Probleminden Korunma Yolları

Varis problemi, yetişkin nüfusun yaklaşık olarak %15-20’sini etkilemekte ve kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha fazla gözlemlenmektedir. Temel olarak, fazla ayakta durmaya bağlı olarak özellikle bacaklarda fazla basınç oluşmasıyla meydana gelen varislerin, 4 saatten fazla süreyle ayakta duranlarda ortaya çıkma riski 3 kat artış göstermektedir. 

Günümüz yaşam şartları ve yeni düzeni doğrultusunda görülme sıklığında artış gözlemlenen varis, özellikle ilk aşamalarda kaşıntı, kramp gibi durumlara ve estetik kaygılara sebep olurken, ilerleyen süreçlerde müdahale edilmemesi durumunda yara (venöz ülser) ve pıhtı oluşması (flebit) gibi daha ciddi sorunlara sebep olabilmektedir. 

Varis Nedir?

Varis bir toplardamar hastalığıdır. Toplardamarlar, kalbe kanı taşımakla görevli yapılardır ve kanın geri kaçmasını engelleyen kapakçıklardan oluşmaktadır. Bu kapakçıklar yardımıyla kan akımı belli bir düzende gerçekleşmektedir. Ancak, çeşitli sebeplerle toplardamar kapakçıkların temel fonksiyonlarını yerine getirememesi sonucu, kan geri kaçmakta ve göllenmektedir. Göllenen kan zamanla toplardamarın genişlemesine ve uzayarak kıvrımlı bir hal almasına sebep olmaktadır.

Damar içinde, kapakçıkların görevlerini yerine getirememesi sonucu geri kaçan kan, bir basınç oluşturmaktadır. Damar içerisindeki kan basıncının artmasıyla birlikte damar duvarında genişleme meydana gelmekte ve kaçan kan ayaklara doğru geri gelmektedir. Basıncın yüksek olduğu bacaklarda, genişleyen, uzayan ve kıvrımlı hal alan damar yapılarıyla birlikte varis, dışarıdan gözlemlenebilen, başlarda estetik kaygılar oluşturan ancak zamanla ciddi sağlık problemlerini beraberinde getiren durumlara sebep olmaktadır. 

Varisin İlk Belirtileri Nelerdir?

Toplardamarın genişlemesi, uzaması ve kıvrımlı hale gelmesiyle temel belirtilerini gösteren varis, estetik kaygılar oluşturduğu ilk aşamalarda müdahale gerektirmektedir. Bu bakımdan varisin ilk belirtilerini şu şekilde sıralayabilmekteyiz;

  • Bacaklarda kramp ve ağrı
  • Kaşıntı
  • Bacaklarda renk değişimi ve şişlik
  • Gece oluşan kramplar
  • Bacaklarda dolgunluk hissi

Varis, özellikle ilk aşamalarında dikkate alınması gereken bir problem olup, ilerlemesi durumunda ciddi sağlık problemlerine sebep olabilmekte ve cerrahi müdahaleyi zorunlu kılabilmektedir. Damarlarda oluşan kan basıncı artışına bağlı olarak, ilerleyen aşamalarda dolaşım yetersizliğine ve bu duruma bağlı olarak gözlemlenen yaralara sebep olabilmekte, bu aşamalarda tedavisi güçleşebilmektedir. 

Varis Problemine Yatkınlık Oluşturan Durumlar Nelerdir?

Varis probleminde genetik yatkınlık oldukça önemli ve etkili bir faktör oluşturmaktadır. Varis olan kişilerin çoğunun ailesindeki diğer bireylerde de varis vardır. Bacaktaki kasların ve damarların yapısı da önemli bir role sahiptir. Kadınların damar duvarının elastik yapısı, erkeklere oranla genişlemeye daha yatkın olmaktadır. Ayrıca, kadınlardaki hormonal faktörler ve erkeklerin bacak kaslarının daha güçlü yapıda olması da varise yatkınlık oluşturan durumlara işaret etmektedir. Bununla beraber kan dolaşımına olumsuz etkiler oluşturan diyabet gibi sistemik rahatsızlıklar da varis oluşumuna yatkınlık oluşturabilmektedir. 

Varis, bacaklardaki basıncın artmasıyla da gelişebilen bir durumdur. Kadınlarda hamilelik döneminde artan karın içi basıncı, günlük hayatta çok uzun süre hareketsiz kalınan ya da uzun süre ayakta durmayı gerektiren koşullar da varis problemine yatkınlık oluşturan sebepler arasında bulunmaktadır. 

Varis Problemi Oluşumunu Engellemek Amacıyla Neler Yapılabilir?

Varis, temel olarak genetik sebeplerden yatkınlık oluştursa da çeşitli sebeplerle ortaya çıkabilmektedir. Bu bakımdan varis probleminden korunmak amacıyla uygulanabilecek yöntemleri şu şekilde sıralayabilmekteyiz;

  • Düzenli spor yapılması; gün içerisinde yaklaşık 30 dakikanın spor ve egzersiz yapılmasına ayrılmasıyla varis oluşumu önemli oranda önlenebilmektedir. Gün içerisinde fazla hareketsiz kalınmasını ya da çok uzun süre ayakta olunmasını gerektiren koşullarda bir yaşam tarzına sahip olunsa dahi, düzenli olarak her gün belli bir sürenin egzersizlere ayrılmasıyla vücut dengesi büyük oranda sağlanabilmektedir. 
  • Fazla kilolardan kurtularak ideal kilonun sabitlenmesi; aşırı kilolar, bacaklardan kalbe dönüşü gerçekleşmesi gereken kan akışına bir engel niteliğinde olabilmektedir. Bununla beraber, fazla kilolar hareket alanının kısıtlamasına sebep olarak daha hareketsiz bir yaşam tarzı oluşturabilmektedir. 
  • Bacak kaslarının çalıştırılması; kanın bacak damarları yoluyla kalbe geri dönmesindeki en önemli unsurlardan biri olarak karşımıza bacak kaslarının kasılması çıkmaktadır. Bacak kaslarının kasılmasıyla, toplardamar akımı sağlanabilmekte ve düzenli kan akışı gerçekleşebilmektedir. 
  • Bacaklarda dolaşımı engelleyecek durumlardan kaçınılmalıdır; dar kıyafetler giyilmesi, sürekli olarak bacak bacak üstüne atılması gibi durumlar, dolaşımı engelleyerek, kanın bacaklardan yukarı doğru gitmesini engelleyebilmektedir. 
  • Koruyucu varis çorabı kullanımı; varis çorapları kullanılarak, bacaklara dışarıdan baskı uygulanabilmekte ve kanın kalbe doğru mevcut olan akımı kolaylaştırılabilmektedir. Böylece kanın kalbe yönelmesi sağlanmakta ve varis oluşumu önemli oranda önlenebilmektedir. Özellikle varisi olan ama henüz tedaviye hazır olmayan bireylerin varisin ilerlemesini engellemek, uzun süre ayakta durmayı veya oturmayı gerektiren mesleklerde çalışanların, sık uzun süreli yolculuk yapanların varisin oluşumunu ve ilerlemesini engellemek için varis çorabı kullanmaları yararlı olur.